“Biz Türkler tarih boyunca Hürriyet ve İstiklale Timsal Olmuş Bir Milletiz”

Mustafa Kemal Atatürk

            Değerli okurlar bazı zaferler vardır bir milletin geleceğini belirler. Ya var olmaya devam eder ya da tarih sahnesinden silinip gidersiniz. Kurtuluş savaşına dair hepimizin bilgisi ve fikri olmakla birlikte bugün size ilimiz şanlı tarihi Sakarya Meydan muharebesinin de büyük önem arz ettiği Rum sındığını da içine alıp Ege’nin sularında son bulan büyük taarruzdan bahsedeceğim. 1918 ve 1922’de batılı kan emicilerin Osmanlı devletini kontrol altına alıp elimizdeki toprakları zapt ve işgal ettiğini biliyoruz. Bizzat Ata’mız tarafından “Melhame-i Kübra, Büyük Kanlı Savaş” diye anılan Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün 22 gece sürmüştür. Düşman Sakarya nehrinin doğusunda tamamen imha edilmiştir. 22 Ağustos – 13 Eylül 1921 de gerçekleşti. Ankara Polatlı Haymana’da gerçekleşen muharebe adını ilimizden değil Sakarya nehrinden almıştır ve tarihe not düşülür.  13 Eylül 1683 Viyana’da başlayan çekilme 238 yıl sonra Sakarya’da durdurulmuştur. Kendime ait olan milli duygularla ortaokul yıllarında yazdığım bir şiiri bu zafere ve ilimize armağan etmek istiyorum.

SAKARYA ZAFERİ

Bir güneş doğuyor

Işığı tüm yurda dağılıyor

Ufuğun mavi çizgisi

İstiklalin tek belirtisi

Kabarıyor Sakarya

Hiddetlenmiş bir edayla

Düşmana git dercesine

Halk savaşıyor ercesine

 23 Ağustos’ta toplar gürledi

22 gün 22 gece

Düşman şaştı birden

Vuramadı tek darbe

Yıkıldı düşman cephesi

Kalktı esaretin gölgesi

Sona erdi umutsuz günler

Mustafa Kemal’in sesi cephede gürler

Yunanı, Fransızı, İngilizi

Sakaryanın acısıyla inler

Ordumuzun Yunan güçlerine karşı 26 Ağustos – 9 Eylül 1922 aralığında gerçekleştirdiği son vurucu darbenin adıdır Büyük Taarruz. Bu taarruzda Dumlupınar meydan muharebesi 30 Ağustos 1922’de gerçekleşti. Düşmana karşı zafer kazandığımız bu savaşa Atamız Rum Sındığı adını vererek o keskin zekasıyla tarihe bir gönderme yapmıştır. Sırp sındığı savaşında o muazzam zaferi kazanan ecdadın bu zaferde karabet-i nesebiyye ile ilişkilendirerek aynı ordu oluşuna vurgu yapmıştır.

Atamızın “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır” ülküsüyle cansiperane savaşan kahraman Türk askeri destan yazdığı Ya İstiklal ya Ölüm şuuruyla Dumlupınar’da zaferlerine yenisini ekledi. Düşmanın tamamen yurttan atılması daha sonra gerçekleşmiş olmakla birlikte 30 Ağustos 1922’de kazanıldıktan 2 sene sonra 1924’te Atamızın katıldığı büyük bir törenle zafer kutlanmıştır. 14 Ağustos 1922’de Büyük Taarruza geçen Türk ordusu önüne kattığı düşmanı Ege denizine dökerek 18 Eylül’de İzmir’den Yunanı tamamen söküp atılmıştır. Türk milletinin sayı, mühimmat ve güç olarak fersah fersah üstünde yedi düvele karşı verdiği mücadele ezilen diğer dünya halklarına ışık umud olmuştur. Emperyalizmin doymak bilmeyen iştahına karşı inanç, kararlılık ve milli şuurla dik duruşun sembolüdür Türk Milleti….

Değerli okurlar tarih tekerrürden ibarettir emaresiyle daima ders alınmalıdır. Çocuklarımıza milli şuuru aşılamazsak tarih bilinci ve maneviyatından yoksun uluslar emperyalizm çarkının dişleri arasında un ufak olurlar. 30 Ağustos Zafer bayramımız kutlu olsun.