Bu kez önce kendimizi düşünelim yani yaşadığımız sokak başta olmak üzere şehrimizi düşünelim. Oyumuzun rengini tayin ederken yerel yönetici seçelim.  

Çözüme kavuşmayan yıllarca ihmal edilmiş sorunlar gelsin gözümüzün önüne.  

Güçlü iktidar dedikleri yirmi bir yıl oldu ancak biz henüz sorunlarımızdan kurtulamadık. Şehir içi trafik çilesi yıllar içerisinde bitmediği gibi artarak devam etmekte. 

Raylı sistem sözü her seçim dönemi verilir ama yerine getirilmez. 

Altyapı sorunları her gecen gün artarak devam ediyor. 

Bilinçsizce, bilime aykırı imar düzenlemeleri ve tarım alanlarına kurulan OSB ler. 

Kültür sitesi olmayan tek şehiriz. 

Anılacak meydanı olmayan şehiriz. 

AFA Kültür sitesi yıkıldı, kaç belediye başkanı değişti ancak anlayış değişmedi. Yıllardır sözü veriliyor ortada bırakın kültür sitesini, çöplüğe dönüşmüş bir alan var.  

Dünden farklı durumda olmak yani iyiye doğru gitmek bir yana daha da geriye gidiyoruz. Yoğun göç baskısı altında yaşıyoruz.  

Bugünü kurtaramayanlar yarını asla kurtaramazlar.  

Artık dur demeli önce şehri düşünmeliyiz. Genel seçim sandığı değil bu, takım tutar gibi partizanlık yapmamalı, dur demeli.  

Şehri yönetecek ekibin, vizyon ve misyon sahibi kişilerden oluşturulması katma değer sağlar.

Seçeceğimiz yöneticiler ilime ve bilime sırt çevirmeyen olmalıdır.

AKP, ülke ortalaması üzerinde destekler buldu ancak genel bütçeden aldığımız pay ortada. “Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya” dizelerini her fırsatta sıraladılar.  

Bir türlü ayağa kalkamadık.  

Her seçim mitinginin sloganı oldu, icranın başında olanlar bu dizeleri okudular. 

Şehri ayağa kim kaldıracak. 

Kaybedilen yıllar oldu artık dur demeli, mevcut anlayıştan olmadığı çok açık. Siyasette rekabeti sağlayamazsanız sonuç alamazsınız.  

Bizim bugüne kadar yaşadığımızda tamda bu.  

AKP, nasıl olsa sonuç alıyorum diyor, yatırımda zorunluluk hissetmiyor.  

Zorlamalı seçimin sonuçlarının sandıktan önce tayin edildiği hatta ilan edildiği dönemler geride kalmalı, o kadar kolay olmadığını ortaya koyma vakti geldi ve geçiyor.  

Dur demeli ve değişikliğe gidilmeli.  

Aksi halde sorunlarla yaşamaya devam ederiz.  

Önce kendi kapımızın önünü temizlemeli, kendimizi görmeliyiz. Sonra hayıflanmanın kimseye faydası yok.