Günümüz çocukları üzerinde,

O kadar çok baskı var ki;

Bir çoğunu gözlemlediğimiz,

Farkında bile olmadan bir çoğunu gerçekleştirdiğimiz,

Bir çoğunu da,

Çok da bile bile,

Çok da isteye isteye çocuklarımız üzerinde ısrarla direttiğimiz.

...

Geçen haftalarda,

Sınav ve karne telaşlarıyla,

Bir bir yine oluştu beklenti zincirleri belki!

Küçücük yüreklere,

Gencecik beyinlere,

Ağırlık üzerine ağırlık getiren o hiç bitmez beklentiler...

Anne babanın, çevrenin gözettiği,

"Her derste başarılı olmalısın" anlayışsızlığının getirdiği o mecburi kaygılar,

Ebeveynlerin, geçmişten güne taşıdıklarını ve dünden bugüne içlerilerinde kalmışlıklarını,

Hiç de ilgi ve yetenekleri olmamasına rağmen ısrarla çocukların hayatlarında hayat buldurma çabaları,

Sürekli olarak,

Birilerinin bir adım bile dahi olsa önünde olmaları gerekliliği dayatması,

Hatta gerekiyorsa "kendi üslü kendi" bir çaba ile,

Hatta ve hatta,

Gerekiyorsa "insan üstü" bir gayretle en önde olmaları yönündeki bitmek bilmez yönlendirmeleri,

Çocukların, her daim kendileriyle kıyaslanacak birilerinin bulunup bulunup,

"O öyle,

Bu böyle,

Şu şöyle..." gibi kabak tadının da ötesine geçen diyaloglara maruz kalmaları,

Bireysel farklılıklardan bir haber olarak yaratılmaya çalışılan,

"O yapıyorsa, pek tabi sen de yaparsın.

Neyin eksik ki senin!

Her türlü imkanın var!" diyerek yaratılmaya çalışılan vurucu,

Yıkıcı,

Yerici algılar...

Beklentiler,

Beklentiler,

Beklentiler...

Kendinden,

Çocukluğundan,

Gençliğinden,

Bedeninden,

Beyninden,

Kapasitesinden,

İdeallerinden,

Becerilerinden,

Becerebileceklerinden,

Heveslerinden,

Heyecanlarından,

Daha da ötesi,

Küçücük,

Gencecik hayatlarından daha büyük büyük beklentiler...

...

Üzerlerine yapışmış o kadar çok yükleri var ki çocukların;

Ben gördükçe bu tabloyu ve omuzlarına bindirilmiş onca yükler yığınını,

Üzülüyorum gerçekten de her biri adına.

...

Bir anne olarak diyorum bunları;

Varsın yabancı dil bilmesin benim çocuklarım.

Sevgi dilini,

Sevginin dilini bilsinler yeter bana.

Varsın benim değil,

Kendi istedikleri yönde kendilerini geliştirsinler.

İnsanlar üzerine,

Hayat üzerine,

Hayatlar üzerine güzel ve doğru tutumlar geliştirsinler yanında,

Yeter de artar bana.

Varsın her yanları derslere,

Her anları yarışlara,

Her bir tarafları farklı kurslarla çevrilmesin.

Her fırsatta eş,

Dost,

Akrama ziyaret etsinler,

Hatır bilsinler,

Gönül alsınlar yeter bana.

Varsın hırsları olmasın hiç;

Onları "gözü dönmüş" noktasına getirecek,

Çevresindekileri üzecek,

Gönüllerde yara açacak,

Kendilerinden başka hayatları hiçe saydıracak.

Keyif alabilecekleri hobileri olsun,

Beden sağlıkları için spor yapsınlar,

Ruh sağlıkları adına sanat sevsinler yeter bana.

...

Varsın çocuklarımız,

Kendilerine sunulmuş şu kıymetli hayatı,

Kendilerine ve bir başkasına zarar vermedikleri sürece,

Yaşasınlar doya doya.

Bizler de anne ve babaları olarak,

Hayat boyu sürecek bu kendilerini gerçekleştirebilme sürecinde,

Her daim yanlarında olduğumuzu hissettirip nice mutluluklarına ortak olalım yıllarca.

Bu da bize yetmez mi acaba!!!

...

'Her çocuğun kendini gerçek anlamda yaşayabildiği, her çocuğun hayallerinin peşinden koşabildiği hayatları olabilmesi dileğiyle...'