Tek derdiniz seçimi almak ise gerisi teferruat oluyor. Demem o ki kural dışı hareketler yapmayı da meşrulaştırmış oluyorsunuz.
Son günlerde yaşanılanlar tam da böyle maalesef. Tartışmadır gidiyor Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim klibine yapılan montaj, olmayanı var göstermek ve bunun üzerinden seçim kampanyasını yönetmek.
TRT’de katıldığı programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu hususta gelen soruya verdiği cevap. Kısmen tartışmanın seyrini de değiştirmiş oldu, montajın varlığını kabul ediyor olması. İlginç bir seçim dönemi yaşadık ve yaşamaya da devam ediyoruz.
Geçmiş dönem seçim kampanyasına uygun bir süreç yaşanmamakta. Varsa yoksa terör ve ilişkilendirme çabası. Ne yapılacağı ya da yaşanılan ekonomik krizin nasıl yönetileceği tartışılmamakta maalesef.
Özellikle ikinci tur için bunu söylemek mümkün. Birinci turda Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları geleceğe dair proje, sorun tespiti ve çözüm önerileri üzerinde ısrarla durdular. Ancak gel gör ki ikinci tur seçimde Kılıçdaroğlu’da iktidarın sesine teslim olmuşa benziyor.
Tek madde var terör ve terör örgütleri ile olan iltisak.
Haksız ithamlar, dayanağı olmayan suçlamalar. Yazık ki yurttaş nezdinde de olumsuz dil olarak karşılık bulmakta. Kendine ilişkin dününü görmeyenler bugün başka sözler sarf eder oldular. Ne acı ki bu dilin kimseye de faydası yok, kazananı olmayacak bir üslup hakim.
Oysaki yakın tarih yaşanılanlar gözlerimiz önünde seyretti. Daha düne dayanır İstanbul seçimleri ve o dönemde TRT başta olmak üzere yürütülen kampanyalar. Kırmızı bültenle aranan şahsın TRT’ye çıkarılması ve istenilen yardım henüz hafızlarımızda ki tazeliğini korumakta.
Okutulan mektup hangi amaca hizmet ettiği bilinmekte.
Bunları yok sayarak bugün başka dil kullanmak ve bunu yaparken montaj yöntemini kullanmak, haksızlığın büyüğü olsa gerek.
Oysa benim beklentim gerçeklik üzerinden bir kampanyanın yürütülmesi, en hafif haliyle sorunlarımızın tartışılıyor olması.
Gelişmiş toplumlar örneği olan bir TV kanalında adayların tartışabilmeleri, yöneltilen sorulara cevap verebilmeleri. Hakikatin görünmesi ve yetkinlik tespitinin yapılmasının yolu olur. Sade bir hal karar verme belirleyeni de olur aynı zamanda.
Birçok tartışmanın da önüne geçer, toplum üzerinde ki olumsuz etkiyi de bertaraf etmiş oluruz. Aksi hal başka felaketin önünü açmakta, oluşacak travmanın telafisi de mümkün olmayacak.
Yazık oluyor bu güzelim ülkeye…