Bahar aylarına girdik çok şükür.
O,
İnsanı alıp başka diyarlara götüren,
Dışarıdaki kuş sesleri ile içlerimizdeki kuşları da uyandıran,
İçimizdeki kuşlara kanat çırptıran bahar geldi çok şükür.
Bahar kokularına uyanalım artık sabahları.
Uyanalım artık,
Uyanalım güneşin üzerimize ışıl ışıl doğduğu günlere.
Uyanalım,
Kaygılardan,
Korkulardan,
Can telaşından,
Canlarımızın telaşından uzak durduğumuz yeni günlere.
Uyanalım,
Bencillikten uzak,
Birliğe,
Beraberliğe uzanan,
Dostane kimliklerimizin tekrar tekrar basıldığı,
Yardımlaşma duygularımızın kabardığı,
Samimiyetle kanımızın kaynadığı günlere uyanalım artık...
Yüreklerimize su serpen haberlere uyanalım artık.
Gözlerimizin içini içini güldüren,
Ruhumuza iyi gelen,
Kaldığımız karanlıktan bizi koparıp alacak bir kurtarıcı gibi hepimize uzanan,
Güçsüzlüğümüze güç,
Dertlerimize derman,
Huzursuzluklarımıza huzur olacak,
Bize iyi gelecek gelişmelerle uyanalım artık..
Benciliğin,
Bencilliğin,
Ben merkezciliğin esamesinin okunmadığı,
Bir olmanın,
Biz olmanın kıymetle şaha kalktığı zamanlara uyanalım artık.
İnsansa insan,
Hayvansa hayvan,
Doğaysa doğa,
Vatansa vatan...
Her birini,
Her şeyi "YARADAN' DAN ÖTÜRÜ" gerçek anlamda sevdiğimiz günlere uyanalım artık.
Savaşların geride kaldığı,
Bireysel,
Toplumsal barışların yaşandığı,
Dünya barışının öneminin anlaşıldığı zamanlara uyanalım artık.
Tüm dünyayı esir almış olan şu,
"Hep ben,
İlle de ben..." sarhoşluğu,
"Dünyayı ben yönetmeliyim" hırsı ve tutkusu bizi bitirmeden,
Daha fazla kapanmaz yaralar açmadan bünyelerimizde,
Bizi daha fazla öldürmeden,
Başında akla,
İçinde vicdana sahiplerce yönetildiğimiz bir dünyaya uyanalım artık..
Danışıklı dövüşlerin olmadığı,
Bilimcinin bilimle,
İlimcinin ilimle,
İnananın Kuran ile konuştuğu,
Bilenin, gerçek bilgiler ışığında bilmeyenleri aydınlattığı pırıl pırıl günlere uyanalım artık.
Çelişkilerin aklımızı yormadığı,
Yalanın,
Riyanın,
Aldatmanın,
Adaletsizliğin ayıp sayıldığı,
Yanlışa bile bile alkışın tutulmadığı dosdoğruluğa uyanalım artık.
Paranın en büyük güç,
Sevginin,
Saygının,
Merhametin,
İyi niyetin,
Doğruluğun,
Dürüstlüğün,
Ahlakın güçsüzlük sayıldığı günleri geride bırakıp gerçekliğimize dönebildiğimiz yeni sabahlara uyanalım artık.
Zarların hileli olmadığı,
İyilerin ve hak edenlerin kazandığı,
Kaybedenin cömertçe ve mertçe kazanın elini sıktığı,
Kazananın ise kaybedenin elinden tuttuğu,
Kuralına göre oynanan oyunlara uyanalım artık.
Her durumda zenginin daha zengin,
Her koşulda fakirin daha fakir olduğu bozuk düzenden kurtulup eşitliğe uyanalım artık.
Üzerimize hiç oturmayan,
Üzerimizde hiç de şık durmayan,
Saçma sapan,
Zoraki elimize tutuşturulmuş sahte kimlikleri bir kenara bırakıp,
Gerçek bir Türk,
Gerçek bir Müslüman,
Gerçek bir insan gibi yaşayabileceğimiz hakiki kimliklerimize kavuştuğumuz sabahlara uyanalım artık..
Hepimizin derdi oldu yeni güne,
Yeni ama sıcacık,
İç ısıtan,
Yürek hoşlaştıran,
Misler gibi kokan,
Hayat ferahlatan,
Hayatlarımıza anlam katan haberlerle uyanmak.
Hepimizin hayali oldu dertleri bir kenarda tutmak.
Lütfen,
Kirli bir elin nefesimizi kesmek istercesine boğazımıza yapışmış olduğu hissinden uzak,
Bize derin derin nefes aldırabilecek tertemiz güzelliklere uyanalım artık...
"Millet olarak, dünya olarak umuda uyanabilmek dileğiyle..."