Öyle günlere ulaştık ki işimiz gücümüz icraat yapmaktan ziyade reklamlarla hayatımızı idame ettirmekte kararlı görünüyor.
Asıl olan bulunulan makam ve mevkilerin gerekliliklerini layıkıyla yerine getirmek iken, görev gereği yapılan işlevleri yurttaşlara başarı ve lütufmuş gibi sunma hastalığı.
Son yılların müthiş hastalığı insanların başarı ile tanınmasından ziyade ellerindeki fırsat ve imkanlarını kullanıp reklam ile ego tatminleridir.
Başta billboardlar ve diğer reklam materyallerinde proje veya başarılmış olaylardan ziyade başta Büyükşehir olmak üzere seçilmiş Belediye Başkanlarının fotoğrafları ile dolup taşmış.
Reklam materyallerine sizleri görmek istemiyor yurttaşlar.
Kendinizi ön plana çıkarma egosu nerden geliyor. Reklam bedellerini kim ödüyor.
Yeter artık siyasi geleceğiniz için yurttaşın parasını emellerinize alet etmekten vazgeçin.
Sizin vazifeniz bulunduğunuz mevki ve makamların hakkını ödemektir ki bununda maddi karşılığını alıyorsunuz.
Ama gördüğüm kadarıyla şehre katkı koymak yerine kendinize katkı sağlama adına faaliyetleri yürütüyorsunuz.
Şimdi bana da sana mı düştü benim paramın hesabını yapmak diyebilirler; Büyükşehir Belediye Başkanının Unkapanı projesi için CHP il başkanına söylediği gibi.
Reklam tabii ki de olacak ama makul ölçüler içerisinde.
ASIL yapmanız gereken Şehrin önceliklerini eğilip, önem arzına istinaden Şehri düzenleyip yurttaşın refah seviyesi ve yaşam kalitesini artıracak projeler üretip zamanında hayat kazandırmaktır.
“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” veciz sözümüzden yola çıkarak siz doğru olanı yaparsanız reklam ihtiyacınız olmaz doğal olarak yurttaş gönlünde reklamınız çok daha etki doğurur.
Bilmiyorsanız Büyükşehirleri yöneten Belediye Başkanlarının Afişlerine bir göz atın, afişlerde fotoğraf deüil küçük bir alanda isimlerine rastlarsınız.
Gelmiş olduğunuz siyasi gelenekte bahse konu siyasi argümanlara bile karşı olan bu tür tutumdan vazgeçin ve size bahşedilen görevleri yerine getirin.
Bu vebaldir, kul hakkıdır altından kalkılması güç bir durumdur.