Yıllar yıllar önce rahmetli Emrah Kaya’nın başlığıydı bu.

Sezonluk Bencillikler.

Konu ve içeriğe dair pek bir şey hatırlamıyorum üzerinden o kadar çok zaman geçti ki.

Hatırımda kalmadı.

Ama bu başlığın bana verdiği hisler var.

İnsanların, tüm insanlığın bencillik üzerine kurulmuş olması gözümün önünde kocaman bir gerçek olarak duruyor. Dimdik.

İnsan kendini sevmeli, özgürlüğüne, ruhuna sahip çıkmalı. Kalabalıklardan ve toksik ilişkilerden korumalı kendini evet, evet ama.

Sanırım son dönemde bunu fazlaca abartıyoruz.

Saygı beklerken saygısızlık yapıyor, dürüst olayım derken insanların kalbini kırıyoruz.

Özüne dönmek, kendinle kalmak veya kendini bulmak, kendine yetmek öyle bir şey değil.

Herkesin dilinde bir kendini bulma ritüeli, bütün kişisel gelişim kitapları kendini bul, özüne dön önermeleriyle doldu taştı.

Bul tabi, kendini tanı, kendini bul, kendi özüne ve içine dön.

Ama bu kendini bulma sezonunda bunu başkalarının üzerine basarak, bu yolculukta kendi çıkmazlarının bedellerini başkalarına ödeterek yapma.

Dürüst ol kendine mesela, kendine yolculuğun en altın kuralı bu.

Dürüstlük.

Sosyal medya da “olalalaa” paylaşırken “kendime üff aman nasıl fena yetiyorum” diye övünürken anlaşılan kendine yettiğin değil, nasıl yalnızlık batağında çırpındığın.

Klavyeler arkasında özgüven patlaması yaşaman gerçek değil, kalabalıklara çıkamayacak kadar özgüvensiz olman gerçek.

Dürüst ol kendine.

Ve bu sezonun yeni trendi kendini ararken bencilliğinin bir sınırı olsun.

İnsanlara ağzına geleni söyleme hakkı vermez sana hiçbir kendini bulma ritüeli…

Başak dolunayı kapıda.

Düzenle, temizle…

Evini, etrafını, ruhunu, kalbini, bedenini.

Arın, dinlen.

Ve sezonluk bencilliğinden sıyır kendini.

Kendine yet gerçekten.