Genellikle,
Yanındaki,
Yakınındaki onca kuru gürültüye aldanıp aldanıp uzaklardan gelen gerçek sesleri duymuyor insan.
Halbuki o uzaktan gelen ses,
Öyle büyük,
Öyle kudretli,
Öyle güçlü ve öylesine adaletli ki;
Duyabilene çok şey diyor zaman zaman esasında.
"O" ses şimdilerde,
Hem özelimizde,
Hem de evrensel anlamda,
Uyarıyor bizleri derinlerden yine.
Kulak verip,
Kalpten dinleyebilmek yeterli aslında anlamak isteyene!
...
Hepimiz,
Kendimizce derslerimizi aldık olanlardan sanırım.
Hepimiz sorguladık şöyle bir kendimizi,
Nefsimizi.
Çok uzun zamandır yapmadığımız şeyi yapıp,
Hayatlarımızı gözden geçirdik belki de etraflıca,
Tam da olması gerektiği gibi.
Hepimiz anladık galiba;
Yeri geldiğinde,
Koskoca evrende,
Mikro düzeyde bir virüsten dahi daha küçük olabileceğimizi.
Bir anda hayatın değişebileceğinin,
Elimizdeki şeylerin,
Bir bütünün parçası olması halinde kıymetlendiğinin farkına vardık sanırım .
Rutinde yaşadığımız,
İçerisindeyken değerini bilemediğimiz ve hayatlarımızın akışında yer alan o küçük küçük karelerin dahi ne kadar önemli ,
Ne kadar anlımlı olduğunu gördük.
Biz gördük,
Biz anladık da tüm bu olan bitenleri,
Neden anlayamıyor hălă acaba birileri!!!
...
Hiç de olmaması gereken şu zamanlarda,
Hălă gövde gösterileri,
Hălă güç savaşları,
Hălă "Hep ben",
"En iyi ben bilirim" havaları ve hălă bildiğini okuma sevdaları.
...
Dünya değişti,
Dünya fark etti artık var olan düzenin değişmesi gerektiğini.
Dünya anladı,
Kabullendi;
Eserek,
Gürleyerek,
Şimşekler çaktırılarak insanların üzerine,
Bir yerlere gelinemeyeceğini.
Dünya algıladı;
Bir olmanın,
Birlik olmanın,
Hele de böyle dar ve zor zamanlarda birlikte olmanın,
Beraberce hareket etmenin kudretini.
Dünya bildi;
Tek başına iyi olmanın,
Tek başına sağlıklı kalmanın bir şey ifade etmediğini.
Bir başına her şeye sahip olsan da,
Başka yerlerdeki yokluğun, Dönüp dolaşıp seni de yok edebileceğini kavradı artık insan olan.
Aslında,
Hayat içerisinde oluş sebeplerimiz başka başkayken,
Kendimizce başkalaştırıyoruz ya zaman zaman hani,
Parayı,
Şöhreti,
Mevkiyi,
Makamı,
Maddesel zenginliği her şeyin üzerinde tutuyor,
Şaşanın albenisine kapılarak,
Kendimiz olmaktan çıkıyoruz ya,
Halbuki gerçek manada insan olabilmenin esasları çok başka değil mi!
O yüzden,
Bir yerde de hepimiz bilmeliyiz artık haddimizi.
...
Diğer taraftan,
Kişisel çıkarlar,
Kişisel savaşlar,
Tek başına her şeye hakim olmak için çabalamalar,
Bilen kişileri,
Bilir kişileri hiçe sayarak bildiğini okumalar...
Hiç biri,
Hiç bir anlamda
Hiç kimseye bir kazanç sağlamadığı gibi şimdiye kadar,
Bugünden sonra da yalnızca kişisel olarak değil toplumsal olarak,
Millet olarak kaybettirecektir muhakkak.
Herkesin beyni ile düşünebildiği,
Akıllıca kararlar verdiği,
Mantık çerçevesinde hareket ettiği,
Vicdan sesini dinlediği,
Birbirini ve bir diğerinin fikirlerini önemsediği zamanlar olmalı işte tam da bu zamanlar.
Sağı,
Solu,
Önü,
Arkası,
Cinsiyeti,
Yaşı,
Irkı,
Dili,
Dini,
Mezhebi,
Kimliği yok bu işin.
Geçmiş öfkeleri,
Geçmişten gelen birikmişlikleri bir kenara bırakmak,
Bugünün gerçekleri ile birlikte yüzleşebilmek,
Bundan sonrası için hep birlikte savaş vermek zorundayız.
İşte hepsi bu.
...
"O' nun sesine kulak verebilmek, anlatmaya çalıştıklarını duyabilmek, algılarımızı hiç olmadığı kadar çok açabilmek dileğiyle..."