Sırtlarında mısır çuvalları

Yüreklerinde güneş taşıyan

Kadınlar gelirdi değirmene

Zıva Deresi denize akardı

Değirmen tıkırtısı hayata

Kahraman kadınlardı onlar

Kendilerini yaşatmaya adamışlardı

Her ölüme iki can doğuruyorlardı

Ağlamayı çoktan unutmuşlardı

Mübarek kadınlardı

Değirmen derdi öğütürdü

Mısır unu öğleye varmadan

Eve varacak, yoğrulacak, ekmek olacak

Şaziye teyzemin üzerine dönerdi zaman

Bir dut ağacı bilirdi bekleyeni

En çok karnı acıkmış çocuklar

Ağır işlerdi değirmende zaman

Şaziye teyze değirmen gibi dönerdi

Yorgunluğa ve dert dinlemeye

Çok güzel çay demlerdi

Teneffüs aralarında dört öğretmen

Çökerdik hiç sönmeyen ocak başına

Saçta hamsi hazır gelirdi sofraya

Biz doyardık, o umuda

Zıva deresini umuda boyardı

Birer çay ve sigara içimiydi hayat

Ve bir namlunun bilemediğin pususunda

Şaziye teyzem tam ortasında

Cesur bir kartal gibi saklamış bizi kanatları altına

Şükrüm, duam bu yüzden Şaziye teyzemden yana

Ben bir çocukları bilirim bir de Şaziye teyzemi

Güneşi torbama koydum da geldim biraz ışık diye

Pencerelerimi açtım da yattım geceye

Sofrası bütün gelenlere açılan gerçeğe

Eli ve gönlü bu kadar mı güzel olur insanın

Zıva deresinden akıp giden ruhların

Katip Şadi söylerdi bütün türküleri,çok dinledim

Horonu duvarları yıkılan evlerden seyrettim

İçimdeki sevdayı bir de Şaziye teyzenin

Yıllar sonra bir fotoğrafından seyrettim

Gece Notları