Çocukluğumuzda en çok oynadığımız oyunlar arasındaydı saklambaç.
Ebe olmak da,
Saklanan olmak da keyifliydi ama saklananı bulamadığın durumda,
Saklanan ille de yerinden çıkmadığında,
İşte o zaman iş başka!
Ve benim anladığım o ki bizi yönetenler,
Vekiller,
Bilir kişiler,
Konu uzmanları da seviyor bu saklambaç oyununu.
Hep saklanan onlar oluyor ve saklandıkları yerlerden çıkamıyorlar.
Arada bir çıkıp varlık gösterseler ne şahane olur ama.
Biz ebeler olarak,
Tüm oyun süreci boyunca bir türlü bulamayınca kendilerini,
Oyun da sıkıcı oluyor haliyle biraz.
...
Dünya çalkalandı,
Çalkanmaya da devam ediyorken malum virüsle,
Sağımız,
Solumuz,
Önümüz,
Arkamız bu denli sobelenmişken,
Bizim oyunda saklananlar çıkmadı uzun süre ortaya.
Gerçi,
"Ne zaman çıktılar ki?" diyeceksiniz,
O da doğru ya.
...
Piyasalar alt üst oldu mesela,
Ekonomi yerin dibini buldu,
Açılan paketler dinleyenlerin beyinlerini yaktı kül etti,
Millet yiyecek bir lokma ekmeğe muhtaç kaldı,
İşsizlik,
Aşsızlık,
Bilinmezlik,
Karamsarlık,
Borç batağı derken,
Zor zamanı daha da zor etti tüm olanlar.
Ve bir çokları yaşadığı bunalımla hayatı bırakıp canından vazgeçmeyi tercih etti.
Israrla çıkmadılar saklandıkları yerlerden.
...
Kadınlar öldü,
Kadınlar öldürüldü,
Kadınlar şiddetli bir biçimde şiddet gördü,
Taciz edildi kadınlar...
Uzaktan bağırıldı sadece;
"Onu giymemeliydi,
Bunu dememeliydi,
Şunu yapmamalıydı" diye.
Ama yine çıkamadı kimse ortaya şöyle yüreklice;
"Asıl sorun budur,
Çözümü de şudur,
Ben buradayım işte" diye.
...
Çocuklar,
Çocuklarımız,
Ah o masum ana kuzuları...
Kimi sapık bir zihniyetin kurbanı oldu,
Kimi ihmal sonucu hayatından oldu.
Kimisi son yolculuğuna giderken,
Gülen yeşil gözleri ile kaldı aklımızda,
Kimisi maviş maviş bakışıyla,
Kimi de kara kara saplandı içimize son fotoğraflarıyla.
Kalanlar mı!
Bu derece hastalıklı bir toplumda,
Onlar da fiziken var ama ruhen koptular sanki hayattan.
Ha saklananlar mı ne oldu!
Onlar da,
Orda,
Burda,
Şurda,
Saklandıkları yerlerdeler hala.
...
Doğa kirlendi,
Ağaçlar yandı,
Ormanlar inşaat alanlarına döndü,
Hayvanlar öldü,
Hayvanlar işkence gördü bu ülkede göz göre göre.
Yine çıkmadılar.
Ülkede huzur bitti,
Çıkmadılar.
Ülkede hoşgörü,
Sevgi,
Saygı yitirildi,
Çıkmadılar.
Ülkede güven zedelendi,
Cesaret ceset oldu,
Sabırlar tükendi,
Yine de kimse çıkmadı saklandığı yerlerden.
En sonunda,
İnsanlar artık var olmanın anlamını bilemez,
Neden var olduğunu da unutur hale geldi.
...
Ne ilginç değil mi!
Oyuna katılmak için onca çaba sarf et,
Oynamak için tüm enerjinle milleti ikna et,
Sonra oyun başlayınca kolay yolu tercih et.
Ebeler görmeden,
Arada kafayı uzatıp uzatıp etrafa bak,
Baktın seni bulacak gibiler,
Ne yap et,
Yer değiştir ama asla saklandığın yerden çıkma.
...
"Saklambacın bir çocuk oyunu olarak kalabilmesi, biz büyüklerin bu oyunu çocuklara bırakması dileğiyle..."