Hayatımızı idame ettirebilmemiz için temel ihtiyaçlarımızdan en önemlisi SU’dur.
“SU HAYATTIR” ritüeli her platformda önümüze çıkar.
En son Büyükşehir Belediye Başkanının seçim vaatlerinde ve billboardlarda önümüze çıktı.
Bu zorlu ekonomik koşullarda, enflasyonist şartlar altında ve personel fazlalığından muzdarip olunan bir dönemde azımsanmayacak oranda bir indirim yapıldı.
Kutlamak gerekir, çünkü pek rastlanılmayan bir durum. Siyasilerin söz verip de yerine getirdiği bir söze uzun yıllardır ilk defa şahit olduk tüm yurttaşlar gibi.
Şaşırmak hakkımız galiba..
Bu arada Büyükşehir Belediye Başkanını verdiği sözü tutması dolayısıyla kutlamak lazım.
Hani Karikatürize edilmiş,
Müdür
Müdür yardımcısı
Amir
Şef
EMEKÇİ
Diyaçağsın ki niye, işte ele…
Gelelim meseleye…Mesele Sapanca, mesele Sakarya, mesele Türkiye
Geldiğiniz siyasi geleneğin ve kültürün temel taşlarından biri ‘israf haramdır’ değil midir?
Sizin yaptığınız israftan başka nedir? Var mıdır bir izahatınız?
Coğrafi koşullardan dolayı uzmanların bu günlerde bas bas bağırdığı ‘kuraklık yakındır’ söylemlerinden bihaber misiniz?
Oturduğum semtte sabah akşam yürüyüşe çıkarım. Bundan bir ay önce güzergahım üzerinde su patlağı gördüm ve yurttaşlık görevi olarak her zaman yaptığım gibi ilgili kayıp idaresini aradım.
Aramaz olaydım; Ananın adı, babanın adı derken asabım bozuldu. Bende ‘ne yapacaksınız bunları? Sizi GSM’den arıyorum. Numaram çıkıyor ve kayıtlarınızdaki numaramdan adres ve isim bilgilerimi anında tespit edebiliyorken bu sorular neden?’ diye sordum.
Yurttaşı duyarlılığından dolayı niye bunaltıyorsunuz.
Bundan dolayı birçok duyarlı yurttaş bu görevinden imtina ediyor.
Neyse ilgili kayıp idaresi çağrı merkezindeki görevli arkadaş kayıt oluşturduğunu söyleyerek telefonu kapattı.
Aradan iki gün geçti arıza giderilmemiş; tekrar aradım kayıt oluşturduk.
Aradan bir iki gün daha geçti tekrar aradım. Neden ilgilenilmediğini sorduğumda çağrı merkezi görevlisi arkadaş ekiplerin daha büyük arızalara baktığını ondan dolayı gecikme olduğu beyanında bulundu.
Her geliş geçişimde arızanın devam ettiğini görünce vicdanen bir zulmün içerisinde hissediyorum kendimi. Böyle olmayacak. Kayıp idaresindeki yetkili bir arkadaşımı aradım ilgilendi ama yine kocaman bir hiç.
Arızanın giderilmesi için defaten aramama rağmen sonuç alamadım ve arıza olan sokağın iki alt sokağında bulunan camii önünde de bir arıza olduğunu görünce tekrar aradım.
Bu sefer, daha önce duyarlı bir yurttaşın cami önündeki arızayı bildirdiğini söyledi çağrı merkezindeki görevli.
İnandığım bir şey var. Sadece ben değil, bu ve bunun gibi arızaları bildiren birçok duyarlı yurttaş vardır.
Şunu çok iyi biliyorum ki kayıp ve kaçak maliyeti su maliyetini oldukça etkiliyordur.
Bahsettiğim kayıp toplamı tüm semtin en az bir haftalık su ihtiyacını karşılar.
Benimkisi kendi semtimle ilgili. Şehrin birçok semtinde bu gibi durumlar söz konusu. Yazıktır, günahtır. Zor bir iş değil bu arızaların giderilmesi. Sadece biraz duyarlılık.
Sayın Büyükşehir Belediye Başkanına sesleniyorum; size bağlı bir idare lütfen biraz ilgilenin bu konuyla.
Gereğini yapacağınızı umut ederek bizim arızaların devam ettiğini belirteyim.
Kayıp ve kaçakları önlerseniz yurttaşa bir güzellik daha yaparsınız belki!..