Yüz yıllar geçse de bir daha gelmeyecek dünya liderine karşı fütursuzca düşmanlığınızı anlamakta güçlük çekiyorum.

Atatürk’ümüz, İstiklal Marşımız, Cumhuriyetimiz tartışılmaz kırmızıçizgimizdir.

Yıllardır düşmanlığı körüklenen lakin bu sayede daha da güçlenen ve ölümünden sonra dahi tartışılamaz bir lider.

Dünyanın kabul edip imrendiği fakat içimizdeki düşmanlarının giderek artmasının sebepleri nelerdir.

Batının Türklere lütuf olarak tabir edip imrendiği ve Ortadoğu’dan yandaşların başkaldırmaları.

“ Yurtta sulh cihanda sulh” söylemiyle yeryüzünde barışı tesis etmesi midir?

İslam’a gerçek anlamda sahip çıkmasından mıdır?

İnsanın insana kulluğunu bertaraf edip gerçek kulluğu tesis etmesi midir?

Türk ulusunun Muassır medeniyetle tanışmasını tesis etmesi midir?

İlim ve Bilimin ışığında güçlü bir ülke tesis etmesi midir?

Nerden çıktı Cumhuriyetin Yüzüncü yılında süper kupanın Arabistan’da oynanması. Şahsım adına tasvip etmediğim tamamen yanlış bir uygulama.

Neyse ki taraftarı olmayıp fakat davranışlarından dolayı gurur duyduğum güzide kulüp Başkan va yöneticilerini ayakta alkışlıyorum.

Her ne kadar yurt içinde rakip olsak bile kırmızı çizgilerimiz söz konusu olduğunda tek yürek olur gereğini yaparız.

Aslında yakışanı yüzüncü yılında Türkiye süper kupa finalinin Kurtuluş savaşının ateşinin yakıldığı Samsun’da yapılamasıydı.

Yanlışın düzeleceği kanaatindeyim.

Necip Türk milleti kırmızı çizgilerinde her zaman birlik olur.

Cumhuriyet’imizin bekçisi ve Atatürk’ümüzün askerleriyiz.

Geçmişiyle çatışan, dünü ile barışık yaşamayan toplumların akibeti tarihte ki örnekleriyle ortada…

Dün olduğu gibi bugün de yarın da ilelebet yaşatılacaktır.

Bilinmelidir ki hiçbir kuvvet bu birlikteliği ayrıştırmaya yetmeyecektir.

Her iki futbol Kulübümüz böylesi bir örnek sergileyerek, yarınlarımıza ışık tutmuş oldular.

Umarım alınması gereken dersler ve mesajlar alınmış olsun…

Sınanamayacağımız bir mevzu olduğu, dost düşman öğrenmiş oldu.