2018 yılı bir gece paldır küldür bir kararname ve şehrim insanının katkılarıyla kurulmuş gözbebeğimiz tank palet fabrikamız özelleştirildi. Bir anda ne olduğunu anlamak adına bilgi alışverişleri şehrin gündemine oturdu. Fabrikanın özeleştirmesine karşı duruş sergilemeye başladık. Sebebi ise Ülkelerin olmazsa olmazı kırmızı çizgilerinden birisi olan savunma sanayiinin peşkeş çekilmesi idi.

Yok, efendim özelleştirmedik satmadık gibi laflarla yurttaşlar avutulmaya çalışıldı ve çalışılmaya da devam ediyor.

Tank palet fabrikasını özelleştirmek istemenizin ardındaki gerçek neydi?

Söylemleriniz gibi fabrikanın zarar ettiğimi ki, İdaresi yıllardır sizin elinizde idi. Bu ne tezatlıktır ki kendi kendinizi sorgularsınız.

Yıllar önce Karasu’da Tarihi güzellikler ile Turizm bölgesinin sanayi imarına açılmasına karşı duran duyarlı meslek örgütleri konuyu hukuki sürece taşımışlardı.

Hangi akla hizmet ederek böyle bir bölgede fabrika yapmayı planladınız.

Olmayacak duaya amin demekten başka bir şey değil.

Çizdim de oynamıyorum.

Fabrikanın sahipleri değişiyor ve “peruk düştü kel göründü”

Yine hüsran yine avutulan şehir.

Şaşaalı temel atma töreni ve binlerce insana istihdam vaatleri bir kalemde silindi.

Hayaller, beklentiler ve umutlar başka bahara kaldı.

Alınmış olan yanlış karardan hangi koşulda dönülmüşse sevindirici ama Şehir insanının beklentilerinin karşılanması hüsranla sonuçlanması o kadar üzücüdür.

Rant uğruna yapılan yatırımlar reklam umuttan öteye gitmiyor ve sonuçlandırılamıyor.

Acaba hissenin yarısından bir fazlasını milyon dolarlara satın alan holding 2200 dönüm arazi üzerindeki tasarrufu ne olacak?

Bana göre arazinin tekrar devlet uhdesine geçmesi gerekir.

Bu memleket bizim ve gidebilecek hiçbir yerimiz yoktur. Toprağımıza ve yurdumuza sahip çıkalım.