Kurulduğu günden bugüne,

Başka başka yavrucuklara kucak açmış,

Yuva sıcaklığında bir yer FATMANA' nın okulu.

Bir bahçe içerisinde,

Küçük bir bina burası.

Bakmayın siz öyle küçük dediğime;

Bina küçük ama

İçinde kocaman kocaman yürekler,

Dev bir dünya...

Daha içeriye girmeden,

Görüntüsü sıcacık zaten.

İnsanın hep özlediği;

O iç ısıtan cinsten hani.

Daha tanışmadan,

İlk bakışta samimi yani.

Kapısında,

Her sabah minik yavruları karşılayan tatlı mı tatlı teyzeleri ve

Çocuklarla çocuk olmaktan çekinmeyen Adil Amcaları.

Karşılama dediysem,

Öyle sıradan bir karşılama da gelmesin aklınıza lütfen.

Her sabah mı,

En içten gülüşlerle karşılanır her bir çocuk!

Her sabah mı,

Duru duygularla "Günaydınlanır" istisnasız her yavrucuk!

Hatta,

Arada dayanamayıp kucaklayarak sarılıvermeler sabah şekerleri kuzucuklara.

Daha okulun açılmasının üzerinden çok zaman geçmemişken,

Her bir çoçuğa ismi ile "Hoşgeldin" ler sunmalar.

Nasıl bir aşktır bu!

Hiç bir karşılık güdmeden,

Dolaysız,

Dolambaçsız sevmek her çocuğu!Nasıl bir aşktır!

...

Okul Müdürü deseniz;

Kibirden,

Ego' dan çok uzak.

Hoşgörüsü,

Nezaketi ile insanlığa o kadar yakın ki.

Bir aile ortamı yaratmış o çatı altında.

Ve o aile ortamında,

Her çocuğun annesi olmuş gibi bakmakta tüm çocuklara.

...

Ya öğretmenler...

Okul açıldığından bu yana,

Bir tanesini dahi yüzü düşmüş görmedim.

Her biri ayrı bir özveri içerisinde,

Her biri apayrı bir titizlikte.

Her biri kendi sınıfları dışındaki diğer çocuklara dahi yetebilecek kadar çok sevgide.

...

Ya "Minik Kalplerimizin" değerli öğretmeni...

Kıymetlimiz...

Evlerinden sonra,

Bambaşka bir dünyanın ortasında,

Yavrularımızı evlerinin sıcaklığında ağırlayan Halil Öğretmenimiz.

Her çocuğuna aynı mesafede,

Her birine istisnasız aynı şefkatte.

Miniklerine verdiği o sonsuz değerle,

Üşenmeden,

Gocunmadan her defasında dizlerinin üzerine çöküp,

Her çocuğu ile göz hizasında,

Gözlerinin içine sevgi ile bakarak konuşan öğretmenimiz.

"Okul" kelimesinin geçtiği her cümlede,

Çocuklarımızın yüzünde gülüş,

Gözlerinde ışıklar oluşturabilmiş,

"Yaşasınnnn Okul Vayyyy" dedirtebilmiş öğretmenimiz.

Her okul çıkışı,

Tıpkı misafirlerini uğurlar gibi,

Büyük bir kibarlık,

Takdire şayan bir incelik ile her çocuğunu elinden geldiğince kapıya kadar uğurlamaya çalışan,

Belli ki gönlü çocuklarına adanmış,

Gönül kapısını çocuklarına sonuna kadar tüm samimiyeti ile açmış öğretmenimiz.

Siz ve sizin gibi,

Bu işi gönlünün en derinlerinden gelerek yapabilen,

Yüreğini gelecek nesillere adayabilmiş tüm öğretmenlerimizin önünde saygı ve minnetle eğiliyoruz.

Aynı zamanda çocuklarımıza böylesine yürekten kol kanat gerebilen,

Onlara,

Bu samimi yaklaşımları ve kocaman yürekleri ile hayat öğretmenliği yapabilen tüm okul çalışanlarına da teşekkürü borç biliyoruz.

...

Dilerim ki;

Nerede olursa olsun,

Dünyanın her bir köşesinde,

Tüm çiçeklerimiz,

Böylesine güzel,

Böylesine kıymetli insanların ellerinde açabilsin ve hayata böylesine özverili ellerde hazırlanabilsin.

...

Yüreği ile küçücük yürekleri yeşerten

Ve yaptığı işin erdemini hücrelerine kadar hissedebilen tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar,

Büyük-küçük demeden o kıymetli ellerinden öperim.

...

En başta,

Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere,

Tüm değerli öğretmenlerimizin

Ve hayata kattıkları değerlerle bizlere hayat öğretmenliği yapmış olan tüm gönüllerin var oluşuna,

Var olmuşluğuna,

Sonsuz şükranlarımı sunarım.

"Hayata dair güzel şeyler öğretenlerimizin çok olması dileği ile..."