Corona salgını nedeniyle herkesin evinde oturduğu şu günlerde,
İnsanların en çok merak ettikleri konulardan biri de ünlülerin evleri,
Evdeki yaşamları oluyormuş.
Ne garip değil mi?!!
....
Merak...
Merak...
Merak...
İnsanoğlu,
Her daim bir merak duygusu içerisinde,
Merakının peşi sıra,
Hayat boyu sürekli sürüklenmekte bir yerlerden başka başka yerlere.
Öğrenmek,
Merak etmenin bir sonucu neticede ve o yüzden güzel şey merak etmek.
...
Gerçekten,
İnsan doğasının en kıymetli parçalarından birisi merak duygusu kesinlikle.
Keşfetmeye giden yolda ilk adımlardan biri değil mi zaten bizzat kendisi!
Peki,
Biz ne yaptık insanlık genelde!
Hayatı,
Kendimizi,
Çevremizi,
Meraklarımızdan doğan keşiflerle tanımak,
Öğrenmek yerine,
Gereksiz meraklar yaratarak kendimize kendimizce,
Hem bizi,
Hem çevremizi,
Hem de hayatı anlamayı es geçtik dünyalarımızda.
...
Komşu çocuğunun okul başarısını merak edip,
Kendi çocuğumuzun ilgi ve yeteneklerini merak etmeyi akıl edemedik bir türlü.
Etrafımızdaki insanların kazandıkları paraları,
O paralarla neler yaptıklarını,
Nasıl bir yaşam sürdüklerini merak edip,
Kendi kazandığımızla kendimiz için neler yapabileceğimizi hiç düşünemedik bile.
Başkalarının başarılarının kaynağını arayıp dururken,
"Ben ne yapabilirim acaba başarmak için!" kısmına hiç gelemedik.
"Onun kocası neler yapmış!
Bunun karısı neler etmiş!.." gibi gibi merak konularını bir kenara bırakıp da,
Biz,
Bizim için neler yapabiliriz,
Biz,
Bir başkası adına neler yaratabiliriz küçük dünyalarımızda diye sorgulamaya dahi üşendik.
Kafalarımızın en rahat olması gereken,
Ruhumuzu en çok dinlendirip,
Kendimizle,
Ailemizle baş başa kalacağımız tatil günlerimizde dahi,
Telefonlar elimizde,
Başka başka hayatların tatillerini,
O an neler yaptıklarını merakla takip ettik hep.
Tatil sonunda da,
Ona buna gıpta etmekten ruhumuzu dinlendirememiş olduk çoğu defa.
"O onu nereden almış?",
"Bu bu kadar parayı nereden bulmuş?",
"Bugün bilmem kim ne giymiş,
Nereye gitmiş,
Nereye gidecekmiş,
Ne yemiş,
Ne içmiş,
Ne yapacakmış,
Nasıl yapmış"!..
Yani hep,
Faydasız "mış" lar,
Gereksiz "miş" lerle çevrilmiş dört tarafımız.
...
Merak edelim tabi,
Güzel şey merak elbet.
Ama değer şeyleri merak edelim artık biraz da.
Yeni ve karmaşık şeyleri öğrenmek üzerine olsun meraklarımız bir parça da.
Biliyor musunuz?
Bir kurama göre,
Yeni bilgiler edinebilmenin sonucunda,
"Dopamin hormonu" salgılanıyor ödül olarak vücutlarımızda.
Ve insan kendisini çok daha iyi hissediyor bu durumda.
Hiç de öyle küçümsenecek şey değil inanın;
Dopamin, o kadar önemli ki insan için hayata sıkı sıkı tutunabilmek adına.
...
Bırakalım bundan sonra;
Diğer yaşamların bile içini doğru düzgün dolduramayan şeylerle kendi yaşamımızı doldurmaya çalışmayı.
Bize hiç faydası olmayacak, İçi boş şeyleri keşfetmek için çabalamayı bırakalım artık bir kenara.
Bir şeyi öğrenme isteğini doğuran,
Keşfetmeye giden yol ise merak,
Kendimizi,
Hayatı keşfe harcayalım kıymetli zamanlarımızı.
İnsan,
Merakını dahi değer şeyler için harcamalı ve beyninin üçüncü kısmını oluşuran kortekslerindeki o merak duygusu ile kalıcı,
Faydalı öğrenmeler sağlamalı.
Mesela,
Yaşadığımız coğrafyayı,
Her yönü ile merak etsek ya en çok.
Geçmişte neler olmuş,
Ülkemizde bugün neler oluyor,
Neden oluyor,
Biz bu olup bitenlerin neresindeyiz acaba!
Başka mı?
Bir düzeni ya da bir sistemi merak etmek de bambaşka.
Yeni bir bakış açısı,
Yepyeni bir hayal kapısı için yeni bir kitaba,
Ya da farklı bir dünyaya açılan,
Çok keyifli bir filme merakla kapılıp gitmek de en tatlılar arasında.
Doğanın eşsiz sunumuyla getirdiği onca canlıyı merak etmekse ayrı bir haz aslında.
...
Ucunda,
Ötesinde,
Berisinde,
Kıyısında,
Köşesinde,
Bize ve bir başkasına faydası olacak,
Katkı sağlayacak meraklarımız olsun hayatlarımızda.
Peşinden sürüklendiğimiz her ne ise,
Her zaman bizi daha yukarı,
Daha da yukarı taşısın ve hayat ile aramızda tatlı bir bağ kursun değil mi ama!
...
"Bizi ve başkalarını çoğaltacak, hayatlarımıza ve başka hayatlara fayda sağlayacak, bize ve başkalarına katkısı olacak, bize yön verirken başka hayatlara da ışık tutacak meraklarımızın olması dileğiyle..."