Yağan yağmur sonrası yollarda oluşan su göletleri. Son dönemlerde yeni düzenlenen yollarda da benzeri manzaralar.

Özellikle yaya geçitlerindeki su manzaraları. Sanırsın ki yaya geçitlerinin özelliğidir, her yaya geçidi su barikatları ile çevrili.

Niçin beceremeyiz yol yapmasını anlaşılır gibi değil. Bu işin kabul görmüş teknik bir ölçüsü yok mudur? Eğim hesabı yapılmaz mı?

Bizde eksik olan nedir, niçin beceremeyiz ki?

Çok basit olan yol yapımını dahi becermekten aciziz. Maalesef her işimiz böyle. Yolunda giden layıkıyla sonuçlandırdığımız çalışma yok denecek kadar azdır.

Tüm çalışmalarda benzeri sonuçları yaşamaktayız. Yeni açılan caddeleri özellikle gidin inceleyin, farklı sonuçlar görmeyeceksiniz.

Kaldırım düzenlemeleri içinde farklı görüntüler yok. Düzensizlikte çok yol kat ettik.

En belirgin eksikliğimiz plansızlık. “Ben yaptım oldu” anlayışı ile yapılan işlerin muhtemel sonuçlarını yaşıyoruz.

Teknik verilerden faydalanmadan, eski düzen çalışmalar ile yürütülen işler.

Yerel yönetimlerdeki liyakatsiz yöneticilerin olmaması gereken makamlarda olması, seçilmiş yöneticilerin kibirli hallerinden ödün vermemelerinin sonucu…

Şehrin dinamiklerinden akademik meslek örgütlerine bu denli dirsek çevirmenin kime ne faydası olur?

Şehrin menfaatine yapılacak icraatlar için farklı siyasi görüşte olan insanlarla yol yürümek, onlarla aynı fikirde olunmuş anlamına gelmez.

Böylesi çalışmaların da muhtemel sonuçlarını yaşıyoruz. Kaldırımlar da yollar da su göletlerine dönüşmekte.

Harcanan milli servet ve emek heba edilmekte, ortaya çıkan sorunun giderilmesi için benzeri kaynaklar tüketilmekte.

İsraf edilen kaynaklar kaleminde yerini alıyor…

Nerede ise yağmur yağmasın duasına çıkacağız. Mevsim şartları bile çileli hale dönüşüyor. Yapılan yol ve kaldırımlar yaz şartları göze alınarak yapılmakta sanırsın.

Yağmur yağmadığı sürece su birikmez garantisi verilmiş!!

Liyakatsiz kadroların bedelini kurumları yönetenler değil hep birlikte ödemekteyiz.