Yazın dünyamızı, yerimizi ve hatta içimizi ısıtmak için görevi başında olan güneş, yazın var olsa da ısıtamıyor di mi?

Aslında uğraşıyor, çabalıyor ısısını yeterli miktarda bize sunmak için ama hava o kadar soğuk ki bir türlü olmuyor. Yeterli gelmiyor.

Aslında güneş bildiğimiz güneş. Dünya durmuyor. Yaşadığımız yarım küre güneşe arkasını dönüyor ve biz soğukla mücadeleye başlıyoruz.

Son günlerimiz de hep bir mücadeleyle, umutsuzlukla, karamsarlıkla geçiyor.

Zam üstüne zam alırken aklınıza gelebilecek her şey, genel halimizde hiçbir değişiklik olmadığı için ay sonu mücadelelerimiz yıl sonu mücadelesi olarak isim değiştiriyor.

Ama maraton aynı maraton.

Domates de aynı domates mesela. Hem de dünya ona sırtını dönmüyor ama fiyatı arttıkça artıyor.

İş gücü düşüyor. Hava sıcaklığı gibi, müthiş bir hızla.

Dolayısıyla umutsuzluk ve karamsarlık da tıpkı dolar gibi, Euro gibi müthiş bir ivmeyle artıyor.

Marketlere gidilemiyor, ihtiyaçlar karşılanamıyor. En temel ihtiyaçlar için bile uzun uzun düşünüyoruz. Şimdi alsam sonra ne olacak diye.

Astrologlar Merkür geri Retro diyor, Mars Kaplan burcunda, Dolunay burnumuzun dibine kadar girmiş enerjisini salınımlıyor diyor.

Ama biz ne olduğunu anlamıyoruz.

Aslında tüm sorumluluğu Merkür’e atıp, rahat bir nefes almak da vardı.

Neticede Merkür ile Mars masamıza gelip valla bir daha geri retro falan yapmayacağız abi işimize önümüze bakacağız dese de bu işler, bu şartlar nereye gidecek bundan sonra kestirmesi çok zor.

Kötü günler geri de kaldı, sırada daha kötü günler var.

Herkesin akıl ve ruh sağlığını koruyabilmesini temenni ediyorum.