Aklını kurcalayan,
Beynini kemiren,
Gerçekten de düşünüp düşünüp cevabını bir türlü bulamadığın sorular var değil mi insanlık?
Biliyorum!..
...
Sen şimdi diyorsun ki;
"Devrim üstüne devrim yaşanan sağlık sistemimizin bir çıktısı olarak,
İleri düzeyde hizmet alabildiğimiz devlet hastanelerimizde,
İnsan sağlığına gönül vermiş,
Mesleğine her geçen gün tekrar tekrar aşık olmuş,
Mesleki anlamda yaşadığı hazdan dolayı da gülen yüzleri,
O sıcacık yaklaşımları ile hastalarına derman bulmak için adanmış,
Kaliteli onca doktorumuzun canla başla çalıştığı polikliniklerde,
Nedense memleketimin üst düzey yönetenlerini, yöneticilerini hiç göremiyoruz!
Hepsi çok mu sağlıklı ki bu memlekette?"
Tabi ki hayır.
Hepsi kendinden fedakarlık edip,
Milletinin alacağı hizmete engel olmamak,
Milletin hakkına girmeme düşüncesi ile gitmiyor pek tabi devletimin hastanelerine.
Gerekirse basıyor parasını özel hastanelere,
Gerekirse arıyor çözümü yurt dışında,
Gurbet ellerde ama yemiyor senin benim hakkımı işte.
Niye!
Sen,
Ben,
Biz buralarda daha hızlı hizmet alalım,
Bir yığılma olup da öyle çok uzak tarihlere randevu falan beklemeyelim diye.
...
"Alınan onca bilimsel ödüllerle,
Dünya sıralamalarında,
Birinciliği asla başka ülkere bırakmayan güzel ülkemin devlet okullarında,
Neden yurdumun ileri gelenlerinden bir Allah' ın kulunun evladı oturmuyor o tahta sıralara" diye hayıflanıyor,
Daha da ileri gidip,
"Neden hepsinin çocukları yurt dışında okuyor" diye karalar bağlıyorsun ya!
Acaba hiç düşündün mü!
Millet evlat hasreti çekmesin,
Hepsi ana yurdunda,
Anacığının,
Babacığının yanı başında olsun diye olabilir mi!
Gerekirse onlar çekiyor o evlat hasretini,
Gerekirse onlar okutuyor yavrularını yaban ellerde.
Milleti, doya doya hizmet alsın devletinin okullarından diye onlar çekiyor tüm özlemi işte!
...
"Toplu taşıma deseniz,
Neredeyse bireysel yolculuk kalitesinde.
Ama işin garibi,
Yine hiç göremiyoruz aramızda kendilerini, kendileri gibileri" diyeceksiniz.
"Bırakın üst düzey yöneticileri,
Eşinin,
Çocuğunun bile değmemiştir otobüs koltuklarına eli" düşüncesi ile kalbinizi kirletiyorsunuz ya.
Sorun bir neden diye.
Cevabı zaten belli;
"Şimdi biz de binersek,
Millet ayakta gider" endişesi!
...
Sonra,
"Bu kadar güvenli,
İnsanları bu denli medeni,
İnsanları her anlamda saygı abidesi olan bir memlekette,
Neden yüzlerce koruma ile dolaşır ki insan!"
diye şeytan dürtüyor değil mi sizi!
Hay Allah,
Peki hiç mi düşünmediniz!
Konunun sadece istihdam yaratma çabası olabileceğini!
Bir çok insana ekmek kapısı çıksın diye işte.
Amaç belli.
...
Kim bilir daha neler geçiyor kafalardan neler!!!
Hadi ama,
Bırakın artık kötü kötü düşünmeyi.
Aslında her biri iyi niyetten yani.
Bi "Allah razı olsun,
Yalnızca bizi,
Milletini düşünerek,
Kendinden vazgeçmişlerden" deyin bari.
...
"Bu yazının sonunda dileyecek bir şey, diyecek tek bir söz bulamadım insanlık. Her şey bu kadar yolundayken, daha ne dileyim ki ben!"