İnsan aklı ile üretilemeyecek basitlikteki düşünceler yumağına,

Bazı insanlar tarafından yazılan çizilenlere,

Kaçıncı yüzyılda olmamıza rağmen,

Hâlâ bazı dillerden dökülebilen ve duydukça bizleri şaşkına çeviren sözlere bakıyorum da şöyle;

Sanırım,

Henüz çok da anlaşılamadık biz!

Evet evet,

Biz KADINLAR...

"KADIN GÜCÜ" diye bir şey var,

Anlayın ve kabul edin artık lütfen.

Daha önce de vardı,

Hep vardı,

Bugün de var,

Bir çoklarına rağmen de hep var olacak inadına.

O gücün üzerine,

Gölge düşürenler olmasın yeterki sadece!

....

Çok kıymetli erkekler...

Siz yok saydıkça,

Daha da var oluyoruz biz.

Siz azaltmaya çalıştıkça, Daha bi çoğalıyoruz biz.

Siz gözardı etmeye çabaladıkça,

Bizi,

Varlığımızı,

Kimliklerimizi ve sorunlarımızı,

Daha bi göze göze sokuyoruz biz.

Siz küçümsedikçe devleşiyoruz resmen,

Siz aramıza nifak tohumları ekip bizi ayırmaya çalıştıkça birbirimizden,

Biz daha bi birleşiyoruz kadınlar olarak gerçekten.

Sizler gibi katı,

Sizler kadar bencil olmadık,

Olmayacağız da biz hiçbir zaman birbirmize karşı.

Bir kadın olarak,

Hiç bilmediğimiz,

Hiç tanımadığımız bir başka kadın için savaşmak,

Savaşıyor olmak,

Hiçbir zaman bir iş,

Sıradan bir uğraş olmadı bizim için.

Bu durum tıpkı sizlerde olduğu gibi,

Bir araç da değil bizim için; Gündem yaratmak,

Gündem olmak,

Gündem değiştirmek adına.

Bizim için bu yol amaç ve her zaman da amaç olacak.

Küçümsediğiniz o "kadın aklı" var ya,

İşte o akıl,

Bu tabiri kullanabilenlerin akıllarından çok çok üstün esasında.

....

Bir erkeğin sahip olduğu,

Yaşıyla birlikte,

Makam-mevkisinin elinden gitmesiyle,

Parasının suyunu çekmesiyle biten her türlü gücünün,

Misli mislisi yürek gücü olarak var bizde.

Ve bu öyle bir güç ki,

Kadından kadına geçerek,

Daha da güçlenerek taşırıyor bizi kendi içimizde.

Yani,

Sizin için üzücü belki ama azaltmaya çalıştıkça siz bizi,

Çoğalıyoruz biz git gide sizler hiç fark etmeden.

....

"Benim başıma gelmiyor ki! Bana ne!" demeden,

Kendi başımıza geliyormuş gibi sahipleniyoruz birbirimizin başına gelenleri.

Başka bir kadının acısını,

Acılarını,

Kederini,

Kırılan onurunu,

İncinen gururunu,

Çektiği ızdırabı,

Yediği tokadı,

Göğsüne aldığı bıçak darbelerini,

Kafasına sıkılan mermiyi,

Geride bıraktığı evlatcıklarını,

Anacığını,

Babacığını sahipleniyoruz biz her seferinde.

Bir kadının feryadını feryadımız yapıyor,

Problemini problemimiz sayıyoruz biz.

....

Bu arada da,

Hiçbir şeyi sokamazsınız aramıza ayrıca.

Başörtüsü de ayıramaz bizi,

Yaşam biçimlerimizin farklılığı da,

Siyasi görüş ayrılıklarımız da.

Aramızdaki dayanışmanın aralarına,

Zaman zaman,

Düşünce kirlilikleri ekmeye çabaladığınız,

Bağlarımızı zayıflatıp koparmaya çalıştığınız,

Türlü oyunlar oynadığınız aşikâr.

Ama...

Olmayacak...

Sizlerin fani gücü,

Biz kadınların yüreklerinde her geçen gün büyüttüğümüz,

Ölümsüz,

Gerçekçi manevi gücümüzden büyük olamayacak hiçbir zaman.

....

Saygının taraflılığını savunan siz...

Saygının tarafı olmaz,

Tek taraflı saygı hiç olmaz.

Bize saygı duyduğunuz sürece saygı görürsünüz.

Nasıl anlaşılamıyor tarafınızdan bu,

Anlamak çok güç gerçekten de!!!

Bu kadar da net ve basitken hem de.

Bir kadının,

Her türlü,

Tatmin unsuru olmaktan çok öte bir varlık olduğunu görün artık.

....

Sevgili erkekler...

Canlarınızın,

Bir kadın bedeninde hayat bulduğunu,

Varlığınızı,

Varlığımıza borçlu olduğunuzu unutmayın lütfen.

Yalnızca dünyaya gelişinize değil,

Bu dünyayı adam gibi,

İnsan gibi yaşamanıza sebep de biz kadınlarız yine.

Yazın rica ediyorum aklınızın bir tarafına bunu ama,

Aklınızın kıyısında köşesinde kalmış,

Belli belirsiz bir yerlerine değil öyle,

Aklınızın tamamına,

Beyninizin tümüne,

Yüreğinizin tam da orta yerine yazın olur mu!

Yazın ki,

Gücünüzü,

Bedelerimiz üzerinde değil,

Hayatımızın her alanında,

Her zaman yanımızda durarak göstermiş olduğunuzu anlatmış olun bizlere.

....

'Kadını, arkasında bırakacak fiziksel güçte değil, kadınını, kadını, hayatının orta noktasına koyabilecek yürek gücünde erkeklerin etrafımızı sarması dileğiyle...'