Şampiyonluk en çok bize yakıştı, uzun yıllara varan mücadelenin sonu taçlandırıldı. Şampiyon olmak kadar önemli şehrin kendi değerine sahip çıkması.
Sakaryaspor bu şehrin en önemli markasıdır, üzerinde tartışılmayacak değeridir. Sezon önünü bir hatırlayalım, kongre takvimi ve iki adaylı yarış. Cumhur Genç, Sakaryaspor kimliği ile her kesimin tanıdığı ve bu tarafı ile saygınlığı olan bir isim. Diğer aday ise eşi üzerinden tanıdığımız, Sakaryaspor meselesi olana kadar hakkında hiçbir bilgimiz olmayan, şehir ile hiçbir teması olamayan birisi. Adaylık serüveninde gördük ki Bülent Uygun’un desteği ile adaylık yarışına girmiş.
Henüz anlamlandırmadığım bir durum var, niçin Sakaryaspor da kendi şehri değil. Adaylık münasebeti ile şehre gelene kadar, şehri hiç bilmeyen Sakaryaspor forma rengini dahi bilmeyen biri niçin aday olur, maksadı ne idi bilemedik…
Kongre aşamasında adına çalışmalar yapıldı, şehirde bir kısım iş adamı ve Sivil Toplu Temsilcisi bahse konu adayı destekleme çabasına girdi. Kongre sonucu da çekişmeye sahne oldu.
Neyse ki kazanan Cumhur Genç ve arkadaşları oldu da şehir gereksiz macera yaşamaktan kurtuldu.
Böylesi tutarsız ve anlamsız bir davranış biçimi ile sürece başlanıldı. Farkına varılmadan şehir ikiye bölündü bloklara ayrıldı. Bir müddet tribüne de yansıdı bu durum. Maalesef dilim varmıyor ancak manzarada tamda böyleydi, Sakaryaspor başarısız olsun diye bekleyenler oldu.
Zordu mücadele, hem rakiplerle hem de içeride verilen mücadele. Sezon gerilimli başladı, parola şampiyon olmakta ama gel gör ki sezona hiçte öyle başlayamadık, dalgalanmalar yaşandı. Bu sezonda olmayacak, yine bize hüsran dedik.
Şehirde ki dağınıklık takıma da sirayet etmişti, neyse ki Cumhur Genç ve yönetimi kararlı, inatçı tavrı ile üstesinden gelmeyi başardılar. Sakaryaspor meselesi üzerinden sıfır taviz ile yoluna devam etmeyi bildiler.
Uzunca süre skora da yansıdı bu durum. Sonrasında hepimizin malumu tekrar puan kayıpları, şampiyonluk elimizin altından kayıp gidiyordu ki Cumhur Genç ve yönetimi alınması zor olan radikal bir kararı hayata geçirdiler. Teknik kadroda değişikliği gidildi, kolay alınamayacak bir karardı, aldılar ve uygulamaya soktular.
Liderdik ancak puan farkı bire kadar inmişti, bugünden konuşmak kolay, o gün o kararı almak bilgi tecrübe ve cesaret gerektiriyordu. Takımın başına marka değeri üst düzey olan, Türk futbolunda saygınlığı tartışılmayan ve kattığı değer hepimizin bildiği Tuncay Şanlı getirildi.
Şanlı ile ilk maç deplasman ve bize ters gelen rakip Ergene Veli Meşe, zor rakip. Hafızalarımızda bir önceki sezon farklı mağlubiyetimiz, maçın duygusu kuşkusuz böyleydi. Ve farklı galibiyet ile bu deplasmandan dönmeyi başardı Şanlı ve oyuncuları.
Bu deplasman galibiyeti ile yine duygularımız yeşerdi, ardından deplasmandan alınan puan ve içeride alınan üç puan yolumuzu rahatlatmıştı.
Zordu karar almak ta, içeride mücadele de vermekte, hele ki yılların birikmiş umutsuzluğu play off mücadeleleri.
Başarılan zor olandı, en çok biz üzüldük en çok sevinmeyi de biz hak ettik. Herkes sevinsin bölünen bloğun diğer tarafında kalanlarda sevinsin, herkese yetecek kadar mutlu olmak için imkan var.
Şampiyonluk sana çok yakıştı Sakaryaspor, bu kez çok yakıştı.