Eee hadi buyurun sofraya insanlık.

Neler mi var bu akşam iftar menüsünde?

Neler neler yok ki!

...

Çok şükür yine bereketli bu akşamın menüsü!

Önden şöyle mis gibi,

Sıcacık,

Dumanı üstünde buram buram tüten,

İçtiğinizde içinizi yakacak bir "gerginlik çorbası" var bu akşam sofrada.

Yanında da "kıtır mı kıtır öfke parçacıkları".

Dök gerginlik çorbasının içerisine kıtır öfkeyi,

Yumuşasın bir güzel gerginlikle.

Ohhh mis gibi;

Gel de şimdi bu ikiliyi doya doya yeme.

...

Sofrada ara sıcak olmaz mı hiç!

Aşk olsun.

O da var tabi.

"Gerçeklerden kaçanga böreği".

İçinde neler yok ki!

Yanma kıvamına kadar pişirilmiş eğitim sistemi,

Suyunu iyice çekmiş,

Didik didik bir sağlık sistemi,

Tabi bir miktar da parçalanmış hukuk sistemi.

...

Salataya gelince;

İşte o en özeli.

Şimdi yedin yedin bu sofrada.

Bir daha istesen de bulabilir misin muamma.

İrice kıyılmış riya,

Aralara azcık azcık iftira,

İstediğin miktarda adam kayırma,

Çok miktarda kin,

Bolca kalp kırma,

Kat kat gösteriş,

Alabildiğince cukka.

Adı da "karmakarışık salata".

...

Ana yemek mi!

İşte ona bayılacaksın insanlık.

Sofrada tüm al benisi ile "beni ye" diyen "fırında korkulu dolma".

İçinde ürkütülmüş insan ciğeri,

Bastırılmış duygu seli,

İnce ince doğranarak düşünebilmekten arındırılmış insan beyni,

Bolca da sindirilmiş adam yüreği.

...

Gecenin sonunda da

Ağızlar tatlansın,

Bütün ömür rahat rahat,

Mışıl mışıl uyunsun diye, "dondurmalı, irmikli uyku sepeti".

...

Hadi afiyet olsun insanlık.