Aklıma bir türlü aldıramadığım,
İçime hiç mi hiç sindiremediğim şeyler var benim.
Kafamda deli danalar gibi dolaşan sorulara engel olamıyorum bir türlü!
Çok özür diliyorum ama,
Aklına aldırıp da içine sindirebilenler,
Kafalarının içlerinde onca soruya engel olabilenler de nasıl olabiliyorlar,
Nasıl yapabiliyorlar,
Çok şaşıyor ve çok da merak ediyorum gerçekten doğrusu!!!
....
Ramazan ayına girmeden bir kaç gün önceydi.
Hangi kanalı açsam,
Hangi sosyal medyaya göz atsam,
Hangi mecradan haber almaya çalışsam,
İli ilçesi,
Küçüğü büyüğü tüm belediyeler,
Çeşitli kurum ve kuruluşlar,
Bazı dernekler,
Bunlar dışında da bireysel olarak insanlar,
İhtiyaç sahiplerine yaptıkları,
Yapacakları yardımların reklamını yapmaya başlamışlardı bile.
Yardımlaşmak çok güzel,
Çok çok önemli ve değerli bir şey,
O kısmına diyebilecek hiçbir sözüm yok ama (gerçi yardımın da gizli yapılanı makbul),
Benim sözüm işin bir başka boyutuna.
....
Biz şimdi,
Yıllaaar yıllardır ekonomik olarak sürekli büyüyoruz,
Her türlü gelişiyoruz,
Hiç yılmadan ekonomide tarihin hep en güçlü dönemine giriyoruz,
Girmenin ötesinde bir de üzerine o güçlü dönemi yaşıyoruz,
Ne vakit bir başka ülkeye yardım gerekse anında ilk biz koşuyoruz,
Milletçe, her anlamdaki yokluğu geride bırakıyor,
Eskiden hiç olmayanlara şimdi şimdi sahip oluyoruz,
Çok hızlı ilerliyoruz,
Çok da sık şahlanıyoruz,
Ayaklarımız bir türlü yere basamıyor ve uçuyoruz,
Hatta ve hatta tüm ülkelerce kıskanılıyoruz ya!!!
O halde neden hâlâ,
İhtiyaç sahibi insanlardan,
İhtiyaç sahibi insanlara ve ailelere yapılan yardımlardan bahsedilebiliyor ve bundan dolayı da övünülebiliyor bu memlekette!!!
Böylesine ekonomik gelişmeler gösteren,
Diğer tüm dünya ülkelerinin aksine,
Olumsuz tüm süreçlere rağmen büyümeyi başarabilmiş bir ülke olarak,
Bunca zenginliğimiz ve variyetimizle,
Konu ihtiyaç sahiplerine yapılan yardımlar mı olmalı,
Konu, "ihtiyaç sahibi" kavramını ortadan kaldırabilmek üzerine mi kurulmalı!!!
İhtiyaç sahiplerine yapılan yardımla övünmeyi garipsiyorum bu durumda ben ve bu kadar varlıklı bir ülkede,
İhtiyaç sahibi insan bırakmamanın,
Yardım eden ve yardım edilen eşitsizliğinin yarattığı ayrımın yaşanmadığı bir ülke olabilmenin asıl övünç kaynağı olması gerektiğini düşünüyorum.
....
Madem ki o kadar şahlanıyoruz,
Herkesi gerilerde bırakıyoruz,
Madem ki sayılara bakınca hep ilerideyiz ve üstelik de istikrarla ilerlemeye devam ediyoruz,
Madem ki kıskanılıyoruz her yönümüzle,
O halde sade,
Sapsade bir vatandaş olarak soruyorum ben de;
Bu kadar ileri seviyelerde bir ülke olarak,
Bu kadar zenginlikle,
Bu zenginliğin olumlu tüm çıktılarını milletçe yaşamamız,
Her şeyin içini kepçe kepçe doldurabilmemiz gerekirken,
Neden sürekli her şeyin içini boşaltma ihtiyacı duyuyoruz,
Neden sürekli her şeyin içinin boşaltıldığını görüyoruz!!!
....
Yıllardır olup bitenleri,
Akıl süzgecinden geçirebilen herkes,
Bugünün temellerinin,
Yıllar öncesinden atıldığını bilir zaten.
İnsanların içini boşaltmakla başlandı ilk olarak işe.
Neden!!!
Çünkü,
Daha sonraki boşaltma eylemleri yadırganmayıp,
Olağan karşılanabilsin diye.
Çünkü,
Düşünemeyen,
Sorgulayamayan,
Korkusundan soramayan,
Dünyası küçüldükçe boşluğu büyüyen,
Büyüyen boşluğunda kaybolan insanlar yaratmak,
Büyüyen o boşluklarda kendisine kocaman kocaman yerler edinip,
O yerleri de sağlamlaştırma zihniyetindeki ve çabasındaki insanlar için çok fayda sağlar.
Tabiki sadece insanların içini boşaltmak yetmeyecekti bu düzeni kurmaya.
Kurum ve kuruluşların,
Mesleklerin,
Eğitim-öğretimin,
Sağlığın,
Hukuk sisteminin,
Dini değerlerin,
Milli duyguların da içi boşaltılmalıydı zamanla ve nitekim öyle de oldu sonunda.
O kadar alışıldı ki sonra boşaltmaya,
Boşaltılmaya;
Baklavanın,
Böreğin,
Dürümün içine kadar vardırdık bakalım işi.
Bir gün, yiyeceklerin bile içlerinin boşaltılabileceğini hayal edemezdik tabi.
Aklımıza gelebilecek-gelemeyecek birçok şeyin içini boşaltmışken ve boşaltmaya da devam ediyorken,
Şimdi kalkıp da,
Yapılan yardımlarla göz doldurmaya çalışma çabasını yadırgıyorum açıkçası.
Eğer gerçekten de bir şeyler doldurulmak isteniyorsa şayet,
Önce yaratılan boşluklar doldurulsun bu memlekette lütfen bir zahmet.
....
"HER ŞEYİN İÇİNİ BOŞALT ve CEBİNİ DOLDUR POLİTİKASI" ile gelinen bugünki nokta,
Yılların esirgenmemiş emeklerinin bir eseridir maalesef.
Bu eserin ortaya konmasında,
Dünden bugüne,
Kimi yönetenlerin az,
Kimi yönetenlerin çokça etkisi olmuştur elbet.
Gelmiş geçmiş tüm iktidar ve muhalefetlerin el birliğiyle ortaya koyduğu bu eser,
Bugün bazı kesimlerin dışında hemen hemen her evde hissedilebilen yokluğu doğurmuştur beraberinde.
Boşluklardan yokluklara gittiğimiz şu yolda,
Bu ülkenin boşluklarının doldurulmasına,
"Değişmez artık" denilen kaderin değişebilmesine ihtiyaç var bu memlekette!
....
Yıllarca,
İnsanların kafalarının içleri boşaltıldı sinsice.
Öyle ustalıkla,
Öyle incelikle,
İlmek ilmek dokur gibi yapıldı ki bu iş,
Anlamadılar bile insanlar bunun nasıl olduğunu belki de.
Ama,
Şimdi sıra cepleri boşaltılmaya geldiğinde,
Umarım hissedebilip de,
Uyudukları o derin uykulardan uyanabilirler bu defa.
Çünkü artık,
Gelinen noktanın dokunmadığı ocak,
Can yakmadığı insan kalmadı neredeyse.
....
'İçi boşaltılan her şeyin, misli misli tekrar doldurulduğunu görebilmek dileğiyle...'