Oturduğumuz mekana,

İkinci gelişimizdi bir haftalık tatilde.

Neden,

O bir haftada bir başka yeri değil de aynı yeri tercih etmiştik ikinci defa!

Çünkü,

Güler yüz sınırsızdı.

Çünkü misafirperverlik çok güzel pişirilmiş,

Hissedilir derecede samimiyet ikram edilmişti tüm yemek boyunca.

Çünkü bir yanı kızarmış,

Diğer yanı çiğ kalmış değildi verilen kıymetin.

Çünkü,

İnsana biçilen değerin tadı hiç kaçmamış,

Tam kıvamında sunulmuştu önümüze.

...

O gün,

Bir önceki gelişimize göre oldukça kalabalıktı mekan ve tüm garsonlar,

Bir o tarafa,

Bir bu tarafa koşuşturma halindeydi.

Bir iki kez garsonlara seslenildi masadan fakat

yoğunluktan gelemedi hiç biri tabi anında.

İkinci seslenişten sonra,

Masada bir stres hali oldu elbet.

Milletçe sabırsızlığımız,

Şu son dönemlerde belirgin özelliklerimizden de oldu ya.

Bizdeki de o hesap.

Sonra garson geldi ve az bildiği Türkçesi ile;

"Bakın,

Ben diğer tarafa gittim geldim,

Gittim geldim bir kaç kez.

Ve bacağım kesildi sonunda.

Hatta,

Sizin orada,

Türkiye' de,

... Hastanesinde bacak takıldı bana.

Annem beni,

Bu hayata bir kez doğurdu arkadaşlar ve benden bir tane daha yok,

Benim,

Birden fazla hayatım da yok.

O yüzden hiç sıkıntı yapmayın,

Takılmayın böyle küçük şeylere.

Hayatın,

Anın tadını çıkarın lütfen"

dedi ve güle oynaya ayrıldı masadan.

Masadaki herkes birbirine bakıp,

Hayatın içerisinde,

Bin bir telaşın arasında,

Giderek uzak kaldığı bu yaklaşımı,

Bu anlayışı sindirmeye çalıştı kendince.

...

Yunanlı arkadaş,

O gece,

O an,

O dakika,

Ne kadar sakin bir tutumla,

Ne kadar naif,

Ne kadar da doğru bir mesaj verdi aslında ayaküstü,

O masadaki tüm insanlara.

Ve sonuna dek haklıydı üstelik.

...

Bu hayat,

Herkese aynı şartlarda,

Aynı koşullarla sunulmuş olmasa dahi,

Hepimizin tek ortak noktası,

Hayatın hepimize bir kez sunulmuş olmasıydı aslında.

...

Bunun adı her ne ise!

Belki sevgi,

Belki sağlık,

Belki para...

Kimine az veriyor hayat işte,

Kimine çokça.

Kimine altın tepside sunuyor yaşamı,

Kimine tabağı çok görüyor kabul.

Ama hepimiz için bir sınanma sebebi,

Sahip olamadıklarımız kadar

sahip olduklarımız da.

Varlık da,

Yokluk da,

Birer sınav hayatımızın belirli noktalarında.

...

Allah'ın yarattığı birer canlı oluşumuz,

Buluştuğumuz yer bana göre.

Ve insan oluşumuz,

Bizi diğer tüm canlardan ayıran kimlik değil mi gerçekte!

İnsan olmanın,

İnsanlığı taşıyabilmenin,

Ne varlıkla hesabı tutulabilir,

Ne de yoklukla.

Saygı,

Sevgi,

Sabır,

İyi niyet,

Anlayış,

Merhamet,

Paylaşmak,

Doğruluk,

Ölçülülük,

Alçakgönüllülük

Hak,

Hukuk,

Adalet bilinci olmalı biz insanların özünde kesiştiği ortak nokta.

...

"Yalnızca bir kez bize sunulmuş olan tatlı hayatlarımızda, hayatın tadına vara vara, geride güzel şeyler bırakıp masalarımızdan kalkabilmek dileğiyle..."