Hayal kurarız mütemadiyen.
Her şeyin iyi, güzel, huzurlu olacağına dair hayaller.
Herkesin, her insanın ve her türden hayvanın mutlu, tehlikesiz yaşadığını, yaşamda bir yeri olduğunu hayal ederiz.
Yani ben ederim.
Bir işe başlarız. Anlaşabileceğimiz çalışma arkadaşları hayal ederiz, başarılı olmayı, iyi insanlarla karşılaşmayı, yorulsak da yoğun olsak da gün sonunda eve huzurlu dönmeyi hayal ederiz.
Bir yola çıkarız, tatile mesela. Yolun iyi geçmesini, tatilin eğlenceli ve sorunsuz bitmesini isteriz. Eve dönerken "bunu mutlaka bir daha yapalım" demeyi hayal ederiz.
Aşık oluruz, sonsuza kadar sürmesini bekleriz.
Bir söz verdiysek tutmaya çalışırız,
Bir söz aldıysak tutulmasını bekleriz.
İşten, okuldan, çarşıdan eve dönerken bindiğimiz toplu taşımada aklımızın ucundan geçmez tehlikede olduğumuz.
Bir çocuksak, anne babamızın bizi hep seveceğini, kötülüklerden ve kötü insanlardan koruyacağını bilinçaltında biliriz, güveniriz...
6 yaşında bir çocuksanız, hayalleriniz hayatın siyah duvarlarına çarpmamalı.
Üniversite öğrencisiyseniz toplu taşıma yolculuğunuz travmaya dönüşmemeli.
Tozpembe dünya hayal ederiz, hayat gri yüzünü gösterse de hep.
Kötü şeyler duyuyoruz son zamanlarda. Gündem akıl alır gibi değil.
Suçluların adaletin keskin kılıcında hak ettiklerini yaşaması gibi hayallerim var.
Umarım bu defa hayallim, hayatın soğuk duvarına toslamaz.