Aslında bu yazıyı 8martiçin yazmayı düşünmüştüm ancak günün önemi doğrultusunda çok fazla gönderi paylaşıldığı için hararet biraz dindikten sonra konuyu ele almak istedim. Bu tip özel günlerden uzak hissediyorum kendimi açıkçası. İnsanın özünde değerli oluşu zaten bilinmesi gereken bir şeyken yılın bir günü kadınların abartılı biçimlerde ön plana alınmasında bir çiğlik,olmamışlıkgörüyorum.
Hülya Avşar ile Mehmet Aslantuğ’un sohbetini birçoğumuz izlemişizdir. Aslında pek de sohbet gibi görünmüyordu, o iki dakikalık konuşmada etkin dinlemeye dair hiçbir şey göremedim. İki taraf da birbirinin cümlelerini tamamlamasını beklemeden kendi fikirlerini öne atmaya çalışıyordu. Ve sohbetin bu kadarcık kısmının sonunda her şeyin abartıldığı gibi Hülya Avşar büyük bir nefretle kadın düşmanı olarak görüldü, Mehmet Aslantuğ göklere çıkarıldı. Resmen halk kahramanı ilan edildi.
Öyle kızışmış konumdayız ki sadece bu birkaç dakikaya dayanarak peşin hükümleri, hakaretleri, övgüleri sıraya dizdik.
Burada bahsi geçen“Eve kapanıp üretimden çekilen kadın”konusundaki rahatsızlığımı dile getirmek istiyorum aslında. Önceki yazılarımdan birinde çalışan kadın açısından konuyu ele almışken şimdi de evdeki kadını incelemek istiyorum. Acaba gerçekten de üretimden çekilmişler mi
Peşin hükümler diyorum ya, aslında tam olarak bu yaptığımız. Kadınları ön plana alma çabasıyla birlikte kafamızda öyle yersiz kalıplar oluştu ki çalışmayan, evdeki kadın“Dışa kapalı, kocasına bağımlı, üretmeyen”, çalışan kadınsa“Modern, topluma yön veren”olarak görülüyor. Anneler Günü’ndekadın geleceğin sanatçılarını, bilim adamlarınıyetiştirenkutsal varlık olarak görülürken Kadınlar Günü’nde bir anda evde çocuk yetiştiren kadının köşeye atılıyor oluşu ikiyüzlülükten başka bir şey değil.
Bir kere, ortada bir seçimden bahsediyorsakpekalaev hanımlığı da bir seçim olabilir. Üretim her zaman iş ortamına girip sanayi, ticaret, politika gibi alanlarda etkin olmak mıdır Çocuğunu olabilecek en erdemli şekilde yetiştirmeye gayret eden, ailesindeki huzurdan başlayarak toplumdaki huzura katkıda bulunan kadın üretimden çekilmiş mi sayılmalıdır Tekrar vurgulamalıyız ki, kadına saygıdan dem vuruyorsak kendini ailesine ve çocuklarına adamayıseçenkadını da baş tacı etmeliyiz.
İşte iki farklı durumu birbirinden tamamen zıt yerlere koyup iyi ve kötü şeklinde ayırmak böyle yanlış anlamlandırmalara sebep oluyor. Çalışan kadının önem kazanması ev hanımlarını geri plana atmak için yeterli değildir. Biri idealken diğeri demode, geri kalmış değildir. Ortada kişinin kendini tanıyarak yaptığı bir seçim varsa onun fikrini anlamayan biri çıkıp çok iyi biliyormuş gibiahkamkesemez.
Kadın olmanın önemini bu kadar vurgulamaya ihtiyaç duymayacağımız bir dönemin en kısa zamanda gelmesi dileğiyle…