Kaçınılmaz gerçeğimiz DEPREM

Son günlerde sıklıkça bahseder olduk.

Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde sıklıkça duyduğumuz yer kabuğu hareketliliği, endişelenmelerimizi tetikler oldu.

Çeşitli bölgelerde meydana gelen irili ufaklı depremler hafızalarımızı güncelliyor.

Deprem ile yaşamayı öğrenmeli ve bu gerçeği unutmamalıyız. Her an yaşayacakmışız gibi tedbir alıp dikkat etmemiz gereken çok önemli hassas bir konu.

Yaşanmış acıların tekrara düşmemesi için imkanların seferber edilip oluşabilecek felakette hasar ve acıların asgariye indirgenmesini bütünsel olarak sağlama gayreti içerisinde hareket etmeliyiz.

Şimdiye kadar ne yapıldıysa, ne eksikler varsa sorgulamadan beyaz bir sayfa açılıp gelecek tehlikelere karşı top yekün tedbirler için ivedi atılım yapılması gereklidir.

Çünkü felaketler insan ayrımı yapmadan herkese eşit muamele yapar.

Beklenilen Deprem için öncesi, anı ve sonrası neler yapılmalı,

Koordinasyon kurulları (yedekli) oluşturulmalı,

Muhtemel hasar oluşabilecek bölgeler tespit edilmeli,

Deprem sonrası ulaşım ve iletişim hazırlıkları,

Sahra hastaneleri,

Seyyar Mutfak, Banyo ve tuvalet hazırlıkları,

Barınma ve korunma için hazırlıklar,

Arama kurtarma ekipleri,

Durum tespiti ve sevk idare.

Muhakkak odur ki bilim ışığında şehir dinamikleri ile ortak akıl ile pilanlı hazırlıklar yapılması şarttır.

Deprem gerçeğini değiştirme şansımız olmadığına göre, bu gerçekle yaşamayı öğrenip tedbirler almaktır.

Ümidimiz odur ki hiç olmasın veya en asgari zararla atlatalım.

“Belki yarın , Belki yarından da yakın”

Bilindik bir gerçeklik deprem, özellikle bizim coğrafyamız için.

Gün, sorunu öncellemek ve artık bir şey söylüyor olmak değil, birer birer mücadele eylem pilanı hayata geçirilmeli.

Tığcılar mahallesinde başlatılan “Kentsel Dönüşüm” çalışmaları zaman kaybedilmeden, riskli alanlarda uygulama başlatılmalı ve bir an evvel. Bundan sonrası için kaybedilecek vaktimiz kalmadı.

Keyfiyet sergileyebilecek bir durum asla değil.

Yarını doğru karşılama adına bu günleri doğru değerlendirmeliyiz.

“DEPREMÖLDÜRMEZ, BİNALAR ÖLDÜRÜR”

Gerçeğini aklımızdan bir an bile çıkarmadan, mücadeleye kararlılıkla başlanılmalı.