Yine özel bir haber ve Nazile Akarsu arkadaşımızın imzasını taşıyor, “Çıkacaksa Çıksın” haberin başlığı. Sakarya Esnaf Odaları Birliği (SESOB) Başkanı Hasan Alişan’la yapılan röportaj ve önemli konulara değinilmiş.
Önemli kısmı ise içinde yaşadığımız dönemin zorluğu, ekonomik sıkıntılar ve perakende yasasında yaşanılan gelişmeler. Alişan, çok alışık olmadığımız bir netlikle cevap vermiş yöneltilen sorulara.
Alişan, “Şimdi bakıyoruz, markete gidiyorsun. Çok mütevazi şeyler alıyorsun. Eskiden işte birkaç lira vermiş olduğun şeyi şimdi birkaç bin liraya maalesef elde etmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız ekonomik durumu kurbağaya benzetiyorum. Kurbağa suya girmediği zaman derisi gerilir. Suya girince derisi yumuşar. Ekonomiyi de buna benzetiyorum. Şu an ekonomi de çok gergin” diyerek neler yaşandığını anlatmış.
Son yıllarda çokta alışık olmadığımız bir tutum, sivil toplum kuruluşu temsilcileri iktidarın aleyhine olabilecek ifadeleri kullanmaktan kaçınıyorlar ve haklı gerekçeleri de var. İktidar aleyhine sarf edilen sözler mutlaka bir şekilde cezalandırılıyor. Ya da böylesi bir sakınca çıkıyor ortaya ki aksi söz duymaya alışık değiliz.
Sivil toplum kuruluş temsilcileri, temsil ettikleri kesimden çok iktidarın çıkarlarını korur durumdalar en azından önemli büyük çoğunluğu. Sivil Toplum Kuruluşlarının tamamı gibi bir genelleme yaparak haksızlık yapmak istemem. Ancak böylesi bir görüntünün de varlığını sanırım kimse inkar etmez.
İktidara aykırı gelecek açıklamalara çok rastlamadığımızdan olsa gerek, Alişan’ın açıklamaları dikkatimi çekti. Ekonomide yaşanan zorlukları, geleceğin daha da zor geçeceğini söylemiş ki son derece haklı. Hele ki bu kış zor geçecek öyle ya da böyle geçecek ama gelecek kış durumumuz daha zor tespiti çok yerinde bir tespit.
Günü kurtarma adına atılan adımlar ve sadece para basarak ekonomiyi yönteme çabasının bizi getirdiği yer ki daha zor günler bekliyor bizleri. Asgari ücret artış tartışmalarının yaşandığı bu günler geçmişin tekrarı niteliğinde. Asgari ücret artışı ve ardından gelen fiyat artışları, alım gücünün düşmesi ve sonuç artan enflasyon.
Alişan, “İçler acısı bir duruma düştük. Kış geldi insanlar üstlerine bir mont bile alamıyor” sözü yaşadığımız gerçeğin özeti niteliğinde.
Reklamlarına mutlaka denk gelmişsinizdir, 36 ay vadeli mont satışı. İşte 20 yılın sonunda geldiğimiz nokta.
Alişan, “Bizim için önemli olan yıllardan beri mecliste bekleyen perakende yasası var. Namlunun ucu gibi; gösteriyorlar geriye çekiyorlar, gösteriyorlar geriye çekiyorlar. Ama artık yeter! Ya çıkacaktır ya çıkmayacaktır. Çıkmayacaksa meclis gündeminden kaldırılsın ki meşguliyet ortadan kalksın. Artık son raddeye geldi. Çünkü her dönem perakende yasasını konuşa konuşa dilimizde tüy bitti.” diyerek tepkisini net bir şekilde ifade etmiş.
Her geçen gün ağır ekonomi altında ezilen yurttaşlar ve yaşanılan ekonomik zorluklar, telafisi güç hasarlar bırakmakta geride. Bazen yaşamın sonlandırılması ile bazen de farklı manzaralar ile karşılık buluyor.
Yaşanan iflaslar ve işten çıkarmalar her geçen gün daha da artıyor, baskılanmasına rağmen tüm ekonomik veriler daha da kötüye gittiğimiz gösteriyor. Maalesef yakın gelecek için de düzeleceğine dair bir işaret yok.
“Kral çıplak” deme zamanı hatta geç bile kalındı.