Sonunda gerçeği gördüler ya da gerçeği ilan etmek durumunda kaldılar. Yıllardır tartışılı dururdu şu bizim meşhur 21 hasarlı okul meselesi.
Bir hatırlatmada bulunalım. 2016 yılı dönemin Valisine brifing veriliyor yine dönemin Milli Eğitim Müdürü ve ekibi tarafından, raporlara da yansıyan 21 okulun hasarlı olduğu ve yıkım kararı yer alıyor.
Sonrası bilindiği gibi yalanlama çabası, gerçeğin saptırıldığı yönünde özel çaba sergilendi. CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ilk olarak gündeme taşımış, Milli Eğitim Bakanı’na soru önergesi başta olmak üzere meselenin peşini hiç bırakmadı. Defalarca Meclis Genel Kurulu’nda gündeme taşıdı.
Sonuç; iktidar çevrelerince yalanlama ve hasarlı okul olmadığı yönünde oldu. Gündeme geldiği yıl 2016 ve öncesi sonrası deprem yaşamadığımız için şanslı sayılırdık. Felaketle karşılaşmadık, hiçbir çocuğumuzun burnu kanamadı.
Sorunu yok görerek sorun ortadan kaybolmuyor ve zaman tüm gerçekleri ortaya döküyor.
AKP İl Başkanı Yunus Tever, “Milli Eğitim Bakanlığı, 2022 yılı içinde yeni okul projeleri, bina güçlendirmeleri, yık-yap kapsamındaki çalışmalar için 658 milyon liralık ek yatırım vererek, Sakarya’mızın eğitim bütçesini 1 milyar 638 milyon liraya yükseltmişti. Bu tek kalemlik bütçe desteği dahi şehrimizde eğitim alanında önemli atılımlar gerçekleştirmeye, yıkılması gereken okulları hızlı bir şekilde yıkıp yerine yeni okullar yapmamıza büyük olanaklar sağlayacak” diye durum tespitinde bulunmuş.
Tever, içinde bulunduğumuz durumu net ifade etmiş. Bu tarafına sevinmeli, 21 hasarlı okul 1999 depreminden kalma okullar kuşkusuz. Basit bir hesapla hasarlı oldukları ve yıkım kararının verildiği, raporda yer verildiği tarih 2016, depremden sonra 17 yıl geçiyor ve hasar tespiti yapılıyor.
Yine basit bir hesapla tam 23 yıl sonra hasarlı okulların varlığı kabul edilerek yıkılıp yenilerinin yapılacağı büyük bir müjde şeklinde sunuluyor, sevinmeli tabi.
Bizi sevindiren tarafı dediğim gibi bu süre zarfında deprem yaşamadık, sorun yaşamamış olduk. Geriye dönük sorgu peşinde de değilim. Engin Özkoç’u yalanlama çabaları, var olan sorunu yok saymak ve Valilik raporundan çıkarma çabaları geçici süre ile karşılık buldu.
Sonunda gerçekle yüzleşmek zorunda kaldılar, geçte olsa sorunun çözümüne irade koyulacağı beyan edilmiş oldu.
Geriye dönük özür dilerler mi onu da bilmiyorum.
Bu arada deprem yaşamamış olmak ise bizler için büyük bir şanstı.
Umarım en kısa süre içerisinde yıkımlar gerçekleşir, bir an evvel yeni ve güvenli binalarda eğitim verilir. İnsan yaşamı üzerinden siyasette geliştirilemez, hele ki geleceğimizi inşa edecek çocuklarımız üzerinden böylesi maceralar yaşanmaz, yaşanmamalı.