Hayat ile yeni tanışmış,

Çevresinde olup bitenlerle ve

Çevresindeki insanların algıları ile hayatı öğrenecek olan minicik bir masum o.

Belki dünyaya geleli yalnızca bir kaç saat,

Belki de bir kaç gün olmuş sadece!

Belki annesinin yıllarca hasretini çektiği kuzusu,

Belki zorluklarla dünyaya getirilmiş bir yavru o.

Ne önemi var ki!

Sonuçta savunmasız,

Sonuçta başkalarının merhametine muhtaç bir varlık o.

Belki anneciğinin koynundan,

O buram buram güven kokan anne kucağından bir kaç dakika önce aldılar onu.

Öpmeye bile kıyamadı belki babası!

Canını yakma korkusu ile,

Daha dokunamadı bile belki yavrusunun tenine.

Belki varlığını öğrendikleri ilk andan itibaren başlamıştı,

Anacığının,

Babacığının o sonsuz mutlulukları yanında kaygı ve telaşları.

Eeee kolay mıydı?

Çivisinin çıkmadık yeri kalmamış bu dünyaya bir çocuk getirmesi!

...

Evet,

Samsun' da özel bir hastanede,

Görev yaptığını zanneden stajyer öğrencinin,

Yeni doğan bir bebeğe göstermiş olduğu akıl almaz,

İnsanlıktan uzak davranışlar,

İzlerken insanın içini parçalayan cinsten.

Bir insan,

Nasıl bu kadar umarsız,

Yaptığı işe ve kendine,

Nasıl bu denli saygısız olabilir!

Giydiği insan kıyafetinin altında,

Bambaşka bir varlık olduğunu ispatlama çabası sanki yaptıkları.

...

Adın her ne ise artık!

Çıkar o üzerine giydiğin hemşire kıyafetini.

Bizim kutsal bildiğimiz,

İnsana,

İnsanlığa hizmet eden bir mesleğin onurunu kirletme daha fazla.

Hatta sen,

Üzerindeki o insan kıyafetini de çıkar bir an önce.

Belli ki uymamış sana,

Üzerine üç beş beden büyük gelmiş hatta.

...

"İçi de dışı da insan olanların, hayatınızda çokça yer bulması dileği ile..."