Çok tartışma konusudur havaalanları ve garanti edilmiş yolcu sayıları. Akp iktidarı ihale ettiği tüm kamu yatırımları bu yöntemle yapmakta. Hasta garantili şehir hastaneleri, yolcu garantili otoban ve köprüler. Yine yolcu garantili Avrasya tüneli, meselenin özü garanti edilen köprü, yol vs gecçsenizde geçmesenizde bedelleri ödenecek. Aynı durum son dönem yapılan tüm havaalanları içinde geçerli, İstanbul havaalanı, Zafer Havaalanı örneklerden, havaalanını kullanmasanızda, uçmasanızda garanti edilen bedeller ödenecek. Yani demem o ki sizin bizim cebimizden paralar çıkacak. Öyle iktidar erklerinin cebimizden beş kuruş çıkmadan yapıyoruz bu yatırımları dediklerine aldanmayın, her kuruşu bizlerin cebinden çıkmakta. 2022 yılı bütçesinden karşılıkları ayrıldı örneğin otoyol ve köprüler için 20.3 milyar lira, Şehir hastaneleri için 21.6 milyar lira ve Avrasya tüneli için 540 milyon lira. Bütçe incelendiğinde görülmekte ki her kuruş bize yansıtılmakta ve bizlerin cebinden çıkmakta.

Meselenin buraya kadar olan kısmına kimsenin itiraz edecek hali yok, neticede edindiğim bilgiyi Tbmm’ye Akp tarafımdan sunulan 2022 bütçesinden görmekteyim, ben onların yalancısıyım. Bütçeyi hazırlayanlarda bizden bedelleri isteyenlerde aynı kişiler, meselenin ilginç tarafı cebinizden “beş kuruş” çıkmayacak diyenlerde aynı kişiler.

Yeni havaalanları yapılıyor, Bayburt, Rize illeri örneklerinde olduğu gibi, yöntem hepimizin malumu olduğu üzere yolcu garantili. Tüm örneklerde olduğu gibi garanti edilen yolcu sayısına erişilemeyecek ve alışıldık yöntem ile bedeller cebimizden çıkacak.

Bir tarafı böyle vahim sonuçlar doğururken diğer taraftan var olan ve potansiyele sahip havaalanları kullanılmamakta. Örnek Cengiz Topel havaalanı, bölge için avantaj sunmasına karşın bir türlü sağlıklı işleyiş sağlanamadı. Özellikle mi işletilmiyor anlamakta güçlük çekiyorum, son dönemlerde Sakarya ve Kocaeli Karadeniz dernekleri ortak bildiri yayınlayıp taleplerini ilettiler, sonuç bir türlü alınamadı. İstenilen; Trabzon’a yapılan uçuşların günlerinin düzenlenmesi ancak gizli bir el engeller gibi durum var ki sonuç alınamıyor. Bir tarafta yolcu garantisine ihtiyaç duyulmaz ki engellenen bir durum, diğer tarafta yolcu yokken yapılan uçuşlar. Kamu zararı düşünülmeden har vurup harman savurmak.

Aklıma deli sorular geliyor.

Bölgenin etnik yapısını göz önüne alırsak mevcut havaalanının rantabıl işletilmesi iç turizm açısından hareketliliğe ve ekonomik canlılığa sebebiyet vereceği aşikardır.

Uçuş günleri ve saatleri seyahat edecek yurttaşların şartlarına uygun zamanlara alınırsa işlevsellik artar. Komşu iki ilde bulunan yurttaşlar hava ulaşımına daha çok ilgi gösterir. Bu sayede ise bölgede ister istemez bir ekonomik hareketlenme söz konusu olur.

Bölge insanın rahat seyahat etmesi birilerini rahatsız mı ediyor.

Havaalanının kaliteli ve faydalı hizmet vermesi ne niçin birilerini rahatsız eder. Komşu il Stk ve Siyasilerinin çabaları neden karşılık bulmaz.

Bu Ülkede Kazanç elde eden kurumlar neden atıl bırakılmak istenir.

Bölgede Sanayi kuruluşlarının yoğun olduğu aşikardır, ki bu işletmeler için zaman ve konfor çok önemlidir.

İşleyen çark’a çomak sokmayın bilakis daha nasıl iyileştirebiliriz diye caba sarfedin.