Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretim konusunda Türkiye’ye örnek olacak projesi Seracılık Mükemmeliyet Merkezi kısa süre içeresinde üretime başlayacak. 27 dönümü kapalı sera şeklinde olan tesise ilk dikim Nisan ayında gerçekleştirilecek.
Ekrem Yüce “ Her alanda olduğu gibi tarımda da Sakarya’nın kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak rol model olmasını arzu ediyoruz. Burada jeotermal ısıtmalı diye ifade ettiğimiz ‘örtü altı’ tarımsal üretim konseptiyle Türkiye’de önemli bir merkez olmayı arzuluyoruz. Şu anda projemiz yüzde 100’e ulaşmak üzere” diyerek projenin içeriğine paylaşımda bulundu.
Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan proje ile tarımda doğal kaynakları kullanarak üretici ve tüketiciyi bir araya getirmeyi hedefleyen proje ile ekonomiye de önemli katkı sunacaktır. Özellikle tarım şehri kimliğini son yıllarda kaybetmeye başlayan Sakarya için hem özüne dönmek hem de verimli tarımsal arazilerin doğru kullanılması olacaktır ki neresinden bakılsa son derece önemli bir çalışma olacaktır.
İlk etapta domates üretilmesi planlanmakta, sürecin devamında ise sebze ve meyve türleri yetiştirilmesi düşünülmekte. Topraksız ve jeotermal ısıtmalı tarım üretimi konusunda model oluşturacak bir proje.
Isıtmalı seracılık ile ekonomiye sunacağı katkı azımsanmayacak bir boyutta olacaktır. Bu alanda da ilk olma özelliği taşıyacaktır. Tarımın ve sağladığı önemi ne olduğu yaşanılan kıtlık ve zor dönemlerde daha iyi anlaşılır durumda.
Uzun yıllardır ihmal edilmiş Sakarya tarımsal alanı bu sayede işlenebilir ve farklı ürünlerin yetiştirildiği bereketli dönemlerine erişecektir. Bu hususta yapılan her çalışma son derece kıymetli.
Kabul etmek gerekir ki Sakarya öncelikli tarım kenti ve öyle kalmalı. Planlı ve tarım arazileri heba edilmemiş toprakları ile sanayinin gelişmesi önünde bir engelde yok. Bütün mesele planlı bir çalışma ile yörüngeyi doğru tayin edebilmek.
Hiç kuşku yok ki önceliğimiz tarım olmalı ve tarımsal alanların desteklenmesi olmalı.
Modern tarımda marka olmanın önemli adımı atılmakta. Onun içindir ki Yüce’nin geliştirdiği bu proje desteklenmeli ve daha yaygın hale dönüşümü sağlanmalı. Geleceğin toprakta olduğu gerçeğini haykırarak tarım şartsız bir şekilde mutlaka desteklenmeli.
Yüce “Açılışından sonra Türkiye’den ve hatta dünya genelinden ziraat üzerine eğitim gören öğrenciler ve gelişime açık mühendisler, buradaki sistemi inceleyip yeni teknikleri Türkiye’nin tarımsal kalkınması için uygulayacak” diyerek proje ne denli önem verdiğini işaret etmiş.
Her açıdan ilk olma özelliği ile son derece kıymetli ve gelecek adına umut var kılan bir proje, sonuçlarını sabırsızlıkla bekleyeceğim.
· Aşını pişiren kadın, tarlasını süren çiftçi kötülük düşünmeye vakit bulamaz. (Mevlana)