“Umutsuz durum yoktur. Umutsuz insan vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim”
Umudumuzun karmakarışık olduğu günlerde tanıdık onları. Diyarbakır’da o sitenin içinde ki canları kurtarmak için sesi kısılana kadar bağırdıklarında duyduk çığlıklarını. Hepimiz onların sayesinde duyduk ve birlikte çıkardık en gür şekilde sesimizi.
Şilan; hiç durmadan bağırdı. “Yıkmayın, içeride canlı hayvanlar var”
Nilay; herkese sesini duyurmaya çalıştı. Paylaştıkça paylaştı, çıkan tüm seslere “umut var” demek için dimdik durdu ayakta.
Biz de tüm STK’ların ve onların ortak diliyle öğrendik olanı biteni.
Evet ortada ağır hasarlı bir bina ve o binada günlerdir hayatta kalmayı başaran 13 kedi vardı.
Herkes ayaklandı. Sesimiz duyuldu.
Biz paylaşımlarla konuşulmasını sağladık, onlar soğuk demeden, gece demeden binanın önünde nöbet tuttu. Küçücük çocuğunu evde bıraktı Şilan, koştu. Yeter ki ailelerine kavuşsun minik patililer diye.
Hiçbir STK’yı şahsen tanımıyorum. Sosyal medyada çok fazla bilgi kirliliği var. Herkes oturduğu yerden konuşmanın, spekülasyon yaratmanın derdinde.
Ben o gün açılan canlı yayınlar sayesinde gördüklerimi anlatıyorum.
Yıkılmak üzere olan binaya kimsenin girmeye cesareti yokken Osman girdi.
Gece gündüz demeden çabaladılar, gördüm.
Kurtarma kapanları kurdular, tek tek kurtardılar kedileri.
Zemin düz değildi, çıktı vincin tepesinde, önce kapanın kurulacağı zemini düzenledi Osman, sonra kapanı koydu. Sonra çıktı, aldı kedileri.
Veysel Kızılay, ayrılmadı bir an oradan. Sabah da gördüm orada, akşam da.
Ayşe aşağıda eli kalbinde can dostunu bekleyen insanlara sarıldı, ağladı onlarla.
Son yavru girmedi kapana. Kapansız girdi aldı Osman oradan canlı canlı izledim.
Bakın, insanlar hala yıkık dökük binaların, enkazların altından hayvan kurtarmanın peşindeler.
Buna rağmen biz, oturduğumuz yerden hala eleştirmenin, ayrışmanın derdindeyiz.
Yineliyorum. Hiçbir şey sosyal medyada göründüğü gibi değil. Ama hakkı hak sahibine vermektir bize yakışan. Onca çabayı heder edemeyiz, etmemeliyiz.
Nilay’a dedim ki; “tam vazgeçeceğim, kimse değişmez tamam artık umut yok diyeceğim, sen geliyorsun aklıma.”
Elleri parçalana parçalana dimdik can kurtaran bu kadınlar bizim kadınlarımız.
Bu insanlar biziz…
Korkmadan “buraya bakın” diyen bu kadınlar, bizim kadınlarımız.
Kadın olmanın bile zor olduğu bu ülkede onlar ayakta durdular ve başardılar.
Çünkü birlikte mümkün…
8 Mart dünya kadınlar günü.
Şilan’ın, Nilay’ın, Ayşe’nin özelinde sahada canla başla çalışan tüm cesur kadınların dünya kadınlar gününü kutluyorum.
Yanımızda duran ve kadınların sahada olmasına destek olan tüm erkeklerimize de teşekkür ediyorum.
Hepiniz, can kurtarmaya odaklı, cesur tüm insanlar.
İyi ki varsınız.
Çünkü birlikte mümkün…