Ne kadar çok insan var değil mi etrafımızda,

Mutsuzluğunun sebebini bulmak için sürekli hayatını sorgulayan.

Mutsuzluğuna sürekli yeni yeni sebepler bulup,

Bir de mevcut durumu kendince ona buna bağlayıp kılıflayan.

Belki de sorun tam olarak buradadır insanlık!

Mutlu olmak için çok uzaklara bakmaktan,

Hayatının tam orta yerinden kendisine göz kırpan onca sebebi fark edemeyen insanoğlundadır belki de sorun.

...

Kimse öyle masallardaki gibi sihirli bir dokunuş beklemesin hayatına insanlık.

Kimse hayatına gökten inecek bir mucizeymiş gibi bakmasın mutluluğa.

Kimse kandırmasın kendini;

Öyle bir başkası tarafından mutlu edilebileceği inancıyla.

Kişi eğer kendi isterse mutlu olur,

İsterse çok sebep bulur mutlu olmaya.

Mutluluk satılık bir şey de değil ki be insanlık,

Öyle parayı bastırıp çuval çuval alasın.

Sen istersen eğer onu hayattan zaten bedavaya alırsın.

...

İşte,

Diyorum ki ben de insanlık!..

Sen belki de öyle çoook ötelere bakmaktan göremiyorsudur bir adım ötende uçuşan mutluluk sebeplerini!

İnan o kadar zor da değil hani;

Aldığın her nefeste,

Tatdığın her duyguda,

Attığın her adım,

Gördüğün her yeni günde yeni yeni mutluluklar keşfedebilmek hiç de o kadar zor değil.

Mutlu olmayı bilemeyen,

Sürekli mutlu edilmeyi bekleyen insanlık...

Affınıza sığınarak sözüm az birazcık size!

Siz gayret etmezseniz,

Siz kendi mutluluğunuzu kendiniz yaratmaz,

Kendinizce hayatlarınızı anlamlandırmazsanız şayet kimse gelip de sizin hayatınıza bir anlam katmaz.

İstese de katamaz.

Çok kompleks değil belki de mutluluğa sebepler bulmak sandığınız kadar!..

...

Bir çocuğun gülüşüne hayran olabilmektir belki sadece mutluluk.

Bazan o bir tek gülüş için çok şey yapabilmek,

Yapabildiklerinden keyif alabilmektir.

Bazan o bir tek gülüş için olmazları oldurabilmek,

Oldurabildiklerinden haz duyabilmektir belki de.

Bazan da sadece sarılabilmektir evladına,

Ya da hiç tanımadığın bir başka evlada;

Öylece,

En duygulusundan,

Öylece,

En anlamlısından.

Öylece işte hiç sebepsizce.

...

Bazan annenin dizlerinde,

Her türlü kötülükten arınabildiğini hissettiğin,

Hayatın her türlü yükünden uzak durabildiğin o bir kaç dakikalık zamandır belki mutluluk.

Belki senin için yaptığı mis gibi bir kekin içine koyduğu,

Çikolata parçacıkları,

Belki bir kaç üzüm tanesi,

Belki de yalnızca sen seviyorsun diye eklediği tarçın kokusudur mutluluk.

Bazan yanında hiç kimseler yokken,

Kendini diplerde boğulur bulurken,

Kimsesizlikler içinde bile varlığı ile koca koca kalabalıklar yaratabilen,

O ansızın kapını çalan anne kokusudur mutluluk.

...

Belki de babanın o güçlü yüreğinde,

O heybetli duyguları ile sarıp sarmalandığın her anındır mutluluk.

Her ne vakit olursa olsun,

Gecenin üçü,

Sabahın körü,

Aradığın her vakitte hiç tereddütsüz telefonu açabilen o huzurlu sesidir. "Hayırdır evladım" la başlayan,

"Her zaman yanındayım" la biten cümleleri duyabilmektir belki.

Belki de her bayram sabahında hala öpebildiğin o ellerin şükrüdür mutluluk.

...

Beklemektir belki de mutluluk kimileri için kim bilir!

Sevdiği adamı ya da kadını soluksuz beklemek.

Ömrüne ömür olacağı düşleyip beklemek.

Hayata getireceği yavrunun kokusunu içine çekmeyi dört gözle beklemek.

Bazan birilerinin yolunu gözlemek,

Bazan uzun mesafelere rağmen kavuşabilmeyi ümit etmek,

Bazan de oturup birilerinin gidişini izlemektir belki de mutluluk.

...

Bir dost sohbetinde saklıdır belki.

Bir kahve içimlik zamanda,

İş arası verilen küçük bir molada,

Bir solukta okunan bir kitapta,

Hayata katılan her güzel anıdadır belki mutluluk.

Konuştuğun,

Gördüğün,

Duyduğun,

Ağladığın,

Güldüğün,

Nefes aldığın her andadır belki de mutluluk.

...

Mutluluk her şeydedir be insanlık,

Her yerdedir kısaca.

Mutluluk kişinin hayatı algılayış biçimi,

Kişinin hayata bakış açısıdır aslında.

...

"Şu kısacık hayatta, yaşadığımız her anda mutlu olunanak sebepler bulabilmeyi başarabilmek dileği ile..."