Bu nasıl bir strateji ve planlamadır.
Böyle olmaz, verilen haklı mücadeleye gölge düşürmektir. CHP ilçe kongrelerini hızlı bir şekilde yapmakta, öyle ki bir gün içerisinde dört ilçede kongre yapıyor.
Sebebi esasen çok belli ama yapılan hiçte doğru değil. Günlere bölme yolu seçilmemiş, aynı gün bir çok kongre. Niyetin ne olduğu belli…
Yapmayın bunu yapmayın, CHP iktidarın saldırısı altında ve yoğun mücadele veriliyor. Mücadeleyi başta Genel Başkan Özgür Özel’in azmi ve kararlılığında genel merkez düzeyinde verilmekte.
Öylesi bir mücadele ki örneğine pek rastlanılmayacak türden. Haklı bir mücadele, 19 Mart’tan itibaren verilen mücadele demokrasi tarihinde yerini aldı.
Hukuk mücadelesi, bunun yanında zorlamalar ile parti değiştirmeler. Dışarıdan, içeriden yoğun saldırı altında ama Özgür Özel tüm zorlukların üstesinden gelmeyi başarıyor.
Onun için yapmayın, sakın ola yapmayın. Gittiğiniz yol, yol değil bu akıldan bir an evvel dönün. Kongreleri kaçırmak, dar alana sıkıştırmak kimseye faydası yok.
Bir kişi milletvekili olsun, sıralamada ilk sırayı alsın çabası ise sakın ola bu akla teslim olmayın. Dün nasıl olmadı ise yarında olmaz.
Kongreleri sessiz/sedasız yapmak itirazların önüne geçmek diye düşünmüşsün sanırım, işte en büyük yanılgınızın biride bu olsa gerek.
Kongreleri kaçırarak, sessizleştirerek kazandık zannettikleriniz kaybettiklerinizdir.
En başta Genel Başkan Özgür Özel’e büyük haksızlık yapıyorsunuz, yapmayın. Kimseye faydası olmaz bu türden davranışların…
Sosyal Demokratlık sizce ne demektir…
Sosyal Demokratlığın temeli adalettir…
Bir gün içerisinde dört ilçede kongre yapmak asla masumiyet içermez, hele ki kendinize yakın gördüğünüz ilçelerde ortaya koyduğunuz davranış biçimi herkesin dilinde.
Sizinle hareket etmediğini düşündüğümüz ilçe kongrelerine davranışınızda dillerde…
Kendi kontrolünüzde olduğunu düşündüğünüz ilçelerde yapmış olduğunuz listeler, il delege listesi birinci derece akrabalarınızdan oluşmakta.
Karı, koca, yeğen, kuzen, enişte, kayınvalide ve babalardan oluşan il delege listesi. Bu haliyle il kongresini alabilirsiniz, buna da itiraz yok. Partiye emek vermiş isimler delege listelerinizde yer bulamamış, kırk yıllık partililer delege değil yeni isimler delege yapılmış. Henüz partililiğini ispat etme olanağı olmamış yeni isimler.
Seçimlerde sandık görevlisi bulamıyor, çalışma yürütebilecek kadrolar kurulamıyor ve sorumlusunu partili üyenin sırtına yüklemeye çalışıyorsunuz, olmaz…
Adres nakilleri ile başladığınız süreç sizleri buralara taşıdı, parti içi kongreleri alarak zafer kazandığınızı düşünüyorsunuz, aile fertlerinin bütününü delege yaparak kazandık zannediyorsunuz.
Kongre kazanmaya yetiyor bunlar, doğru. Ancak kamuoyunu dönüştürmeye yetmiyor. Parti içi, demokrasi ve hukuk sayenizde sekteye uğruyor.
Ekrem İmamoğlu, başta olma üzere zindanlarda yatanlara haksızlık yapmış olmuyor musunuz. Bu mücadele ne adına verilmekte.
Rejim tehdidi altında, kuşatılmış bir durumda mücadele verilirken böylesi kısır davranış ne kazandırır size. Varsay ki milletvekili oldunuz ne olacak.
Parti içi bütünlüğü sağlamak bir yana benim olsun kavgası veriyorsunuz. Küçültüyorsunuz, yılların emektarlarını bir kenara itmişsiniz. Akrabalardan oluşan listeler görünmediğini mi zannediyorsunuz.
Tek adaylı kongreler yapılmakta, mahalle delege seçimlerinde ne olduğu ortada. Adres nakilleri ve yoğun üye yapımı, tabi kendinize yakın üye yapımı ile başardınız.
Devşirme üyeleriniz günü geldiğinde gösterebileceği dirsekleri hesaba kattınız mı?
Bu tablo ile ilçe kongreleri ve aldığınız sonuç…
Yarın sandıkta görev yapacak isim bulamazsınız, sahada çalışacak isim bulamazsınız.
Benden söylemesi, bu yanlışlardan dönün. Eşlerin her ikisi de il delegesi olmak zorunda mı o mahalde il delege olmayı hak edecek başkaca üye yok mu?
Listelere dışarıdan bakanın ilk aklına sizce ne geliyor.
Ya babanızla beraber ya da kardeşinizle beraber ya da karı koca delege ya da kuzenleriniz delege…
Bir de şunu sorayım Türkiye’nin birinci partisinin Sakarya’da oyu ne kadar arttı, bunda yerel örgütlerinizin katkısı nedir?
Sakarya kamuoyuna sunduğunuz tablo bu…
Türkiye haritası kırmızıya boyanmış, on yılı aşkın örgütler elimizde Sakarya’nın durumu ortada.
Başarısızlığın adresini doğru yerde aramalı