Ah be insanlık ahh...
Sizin de sayısız telaşlarınız vardır elbet şu hayatta.
Zaten telaşsız hayat,
Anlamlı bir hayat olmaktan da çıkar.
İş telaşı,
Aş telaşı,
Aşk telaşı...
Hiç bitmez ki bu hayatın çok bilinmeyenli karmaşası.
...
Benim de telaşlarım var tabi kendimce insanlık;
En çok da,
Geleceğimiz dediğimiz çocuklarımızın,
Çocuklarımın telaşı var içimde.
...
Çevremde,
İçimi acıtan onca olaya rağmen,
" Hayır, insanlık ölmemeli,
Onu kurtarmak için hala bir şansımız mutlaka vardır" diye,
Umut edesim var çılgınlar gibi.
...
Geçenlerde,
Parkta oynayan oğlu yanına gelip de;
"Baba, bak şu çocuk beni itti" diyen çocuğuna,
Babasının ettiği,
"Sen de onu it oğlum" ile başlayan ürkütücü laflara inat,
Bu tip olaylar karşısında çocuklarımıza,
Çocuklarıma,
Her defasında,
Hem de hiç bıkmadan,
"Bilerek, isteyerek olmamıştır. Sen sakın aynı şeyi yapma" diyerek,
Yanlışa yanlışla cevap vermesinler,
Kimseyi inciten olmasınların telaşı var içimde.
...
Daha evden çıkarken,
" Amman ha otobüste kimselere yer verme, otura otura git."
sözleri ile annesi,
Babası tarafından sıkı sıkı tembihlenen çocuklara,
Yavrularının içlerini bilinçsizce kirleten analara,
Babalara rağmen,
"Siz gerekirse tüm yolu ayakta gidebilecek enerjiye ve güce sahipsiniz. Ama yaşlı insanların sizin vereceğiniz yere,
Onlara duyacağınız saygıya,
Göstereceğiniz değere çok ihtiyaçları var.
Yine hamile ya da kucağında çocuğu olan bir kadının,
Sizin desteğinize, sizin duyarlılığınıza ihtiyacı var. Onlar ayaktayken sizler huzur bulamazsınız" diye avaz avaz haykırıp,
Onları insanlığa davet edesim var.
...
Bir alış-veriş merkezinde,
O an çaresiz kalmış bir evladın,
Yaşlı ve biraz da rahatsız olan,
Yürümekte zorlanan babası için,
Bir gurup genç insanın göstereceği iyi niyete sığınarak,
Oturdukları sandalyeyi rica etmesi üzerine,
Sandalyelerini vermeyen,
Bencillikten yüreklerinde merhamete yer kalmamış,
O zavallı,
O sözde genç ruhlara karşın,
Çocuklarımızın,
Çocuklarımın kalplerini yaşlılara,
Hastalara karşı sonsuz duyarlılıkla tıka basa doldurasım var.
...
Konu, çocuklarının başarısı ve maddesel her türlü kazanımları olduğunda,
Bitmeyen bir hırsla yarış halinde olan ebeveynlerin,
Yarış atına döndürdükleri yavrularının,
İçinde bulundukları o buhranlı,
O bunalımlı hallerine,
O hırsları ile mutsuzlaştırdıkları,
İçi maneviyattan nasibini hiç alamamış,
Çocuklaşamamış ruhlarına inat,
Anne ve babalarına,
Yaşadığı her anın tadına varan,
Sevgiyi,
Saygıyı,
Merhameti,
Yardımı hayatının anlamlı birer parçası yapan,
Hayatı,
Sadece bir şeye sahip olmaktan öte bambaşka duygularla yaşayan çocuklar çoğaltın bolca lütfen diyesim var.
...
Unutma be insanlık,
Bugün bir başkasının ihtiyaç duyduğu o sevgiye,
O saygıya,
Merhamete,
Yardıma,
Gün gelecek sen de ihtiyaç duyacaksın.
Bugün bir çocuğa,
Bugün bir yaşlıya,
Bir hasta ya da hamile bir bayana,
Bugün yaşadığı hayata saygısı olmayan yavruların,
Yarınlarda sana saygı duymasını bekleme sakın.
...
"Bugünden başlayarak, geleceğin ruhlarında insanlığın temellerini tekrar atabilmek dileği ile..."