12. Yargı Paketi ile miras kaynaklı ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında yapılan değişiklikler ve 12. Yargı Paketi’ne dahil edilmeyen konular

  1. Yargı Paketi ile getirilen değişiklikler hakkındaki ilk yazımda IBAN mağdurlarına ilişkin düzenlemeleri sizlerle paylaşmıştım. Bu kez ise miras kaynaklı ortaklığın giderilmesi davalarında yapılan değişiklikler hakkında sizleri bilgilendirmek istiyorum. Ayrıca, birçok vatandaşın beklenti içinde olmasına rağmen 12. Yargı Paketi’nde yer verilmeyen bazı konulara da kısaca değineceğim.

Yeni düzenleme ile birlikte, miras yoluyla edinilen taşınmazların satışında ilk ihale yalnızca paydaşlar ve mirasçılar arasında gerçekleştirilecektir. Hâlihazırdaki uygulamada ise ilk ihale genel satışa açılmakta, bu satışa herkes katılabilmekte ve mirasçılar teminat yatırmadan ihaleye girebilmektedir. Ayrıca mevcut sistemde ilk ihale bedeli, mahkemece atanan bilirkişilerin belirlediği değerin yüzde 50’si üzerinden hesaplanmaktadır.

Yeni düzenlemeye göre ise yalnızca paydaşların ve mirasçıların katılabileceği ilk ihalede, taşınmazı satın almak isteyen bir paydaş veya mirasçı, bilirkişiler tarafından belirlenen bedelin yüzde 100’ünü ödeyerek taşınmazı satın alabilecektir.

Bu durumu örnekle açıklayacak olursak;

Mevcut uygulamada bilirkişiler tarafından taşınmazın değeri 1.000.000 TL olarak belirlenmişse, ilk ihale genel satışa çıkarılacak ve asgari teklif 500.000 TL ile satış giderleri eklenerek verilebilecektir. Bu ihaleye mirasçılar ve paydaşlar teminat yatırmadan katılabilecektir.

Yeni düzenlemede ise bilirkişiler tarafından taşınmazın değeri 1.000.000 TL olarak belirlenmişse, ilk ihale yalnızca paydaşlar ve mirasçılar arasında yapılacak; taraflar yine teminat yatırmadan ihaleye katılabilecek ancak asgari teklif 1.000.000 TL ile satış giderleri eklenerek verilebilecektir.

Bu ihalede herhangi bir paydaş veya mirasçı taşınmazı satın almazsa, ikinci ihale mevcut sistemde olduğu gibi bilirkişiler tarafından belirlenen değerin yüzde 50’si üzerinden genel satışa çıkarılacaktır. Buradaki en önemli husus ise ikinci ihalede paydaşların ve mirasçıların artık teminat yatırmadan ihaleye katılamayacak olmalarıdır.

TOPLUMUN BEKLENTİ İÇİNDE OLDUĞU ANCAK 12. YARGI PAKETİ’NDE YER ALMAYAN DÜZENLEMELER

  1. Yargı Paketi ile birlikte toplumda, mağduriyet oluşturduğu düşünülen bazı konularda da düzenleme yapılacağı yönünde beklentiler oluşmuştur. Her ne kadar süresiz nafaka konusunda bir beklenti bulunsa da bu konu henüz pakete dahil edilmemiştir.

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla süresiz yoksulluk nafakasının yasal dayanağını iptal etmiş, ancak kararın yürürlüğünü dokuz ay ertelemiştir. Nafaka konusu, yargı paketinden bağımsız olarak değerlendirilmeye ve gerekli çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Uygun hukuki zemin hazırlandığında bu konuda da bir düzenleme yapılacağı kanaatindeyim.

Bunun yanı sıra, bu paket kapsamında herhangi bir infaz düzenlemesi, genel af veya özel af düzenlemesine de yer verilmemiştir. Bu konulara ilişkin düzenlemelerin ise 13. Yargı Paketi kapsamında ele alınacağını düşünüyorum. Zira bu yargı paketi daha çok ceza hukuku alanında değil, özel hukuk alanında çeşitli reformlar içermektedir.

Ayrıca, tapu işlemlerinde belirli bir bedelin üzerindeki işlemler için avukat bulundurma zorunluluğu getirilmesini öngören yasa maddesi de bu paket kapsamında düzenlenmemiştir.

Saygı ve sevgilerimle.