Ülkemiz 1999 depremi sonrası büyük bir yıkım yaşamış ve sonrasında toparlanma sürecine girmişti. Deprem sonrası her 17 Ağustos günü depremde kaybettiklerimiz anılıyor ve depremin yakın olduğu konuşuluyordu.
İstatistik olarak bakıldığında ülkemizde her 30 senede bir büyük bir deprem meydana geliyor.
99 depremi sonrası 23 seneyi geride bıraktık, 24’üncü seneye gidiyoruz. Uzmanlar tarafından depremin geleceği ve büyük bir yıkıma yol açacağı anlatılıyor.
Ancak yapılan tüm bu uyarılara rağmen, nasıl bir önlem alıyoruz yada alıyor muyuz? Bence beklenen büyük deprem için maalesef önlem almıyoruz.
Hasarlı binalarımızı yıkmıyor, deprem için eğitim almıyoruz. Yaşadığımız acılar çok büyük, son olarak 6 Şubat günü Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem ile yıkıldık.
Çok büyük bir felaket yaşadık ve acı ancak hazırlıklı olmadığımız görüldü. Depremin ilk anından itibaren yaşadığımız büyük şok sonrası tam istenilen düzeyde koordinasyon sağlayamadık.
Binalarımızın depreme dayanıklı olmadığını gördük, hatta bazı binalarda gözle görüler hatalar yapıldığını seyrettik.
Ülkemiz bir deprem ülkesi, her 30 seneye yakın büyük bir sarsıntı yaşayarak yerle bir oluyor. Canlarımız gidiyor.
Bizim deprem ülkesi olarak çok sıkı kararlar almamız gerekli. Hasarlı binaların yıkılması, yönetmeliğe uymayan yapıların yıkılması, deprem eğitimleri, deprem sonrası toplanma alanları, çadır ve tıbbi malzeme stoku gibi hayati önem taşıyan noktalara sıkı sıkı sarılmamız gerekiyor.
Bizler bu acı ile yaşamaya alıştık ancak göz göre göre de bu yanlışın içinde kalamayız. Bundan sonrası için sadece sözlü olarak değil fiziki olarak da deprem için önlemimizi almamız gerekiyor. Kalın sağlıcakla…