Bir takım gelişmeler, yenilikler veya atılan adımlar ülkeler için siyaset üstüdür.
Bu haftaki yazım yerli otomobilimiz için olacak. Aslında gurur duyacağımız, mutlu olacağımız bir konu ancak görülüyor ki bu konuda çok fazla tartışma var.
Ülkemizde yapılmaz denilen birçok şey yapıldı. Ülkemiz zannedildiği gibi toplu iğne dahi üretemez bir ülke konumuna hiçbir zaman düşmedi. Ne mutluyuz ki bunlara ülke olarak tanık ettik.
Ülkemizin ilk yerli otomobili 1961 yılında yapıldı. Hem de 129 gün gibi kısa bir süre içerisinde. O günü araştırdığımda o günlerde de yapılamaz, olmaz yerli değil gibi bir sürü olumsuz düşünce ortaya atılmış. Aleyhte haberler yapılmış, ancak otomobilin yapımı tamamlanmış sonrasında bilemiyorum ancak sahip çıkamadık demek ki.
O günleri yaşamadığım için en doğru bilgiyi aktarmam mümkün değil, yorumlarım ise sadece sonradan öğrenmekle kalacağı için çok fazla şeyler söz edemem ancak günümüze gelelim.
Türkiye'nin otomobili TOGG. Yerli otomobilin yıllar sonra tekrardan yapılacak olması aslında hepimizi mutlu etmeli, gururlandırmalıydı. Ama ne yazık ki ayrışmalar olmuş.
Ülkemizin gölgesinde, milli düşünceler ve projeler ışığında bu arabaya sahip çıkılması gerekiyor.
Neresi yerli, şu kadar parçası ithal gibi bir sürü eleştirisi var. Şu an için bu eleştirilerin çoğuna katılmıyorum neden mi? Nedeni ise şu anda Dünya'da otomobil üreten hiçbir firma yüzde yüz yerlilik konumunda değil, zaten bu mümkün de değil.
Fiziksel olarak mümkün değil, ekonomik olarak mümkün değil. Bu durumun birçok faktörü var.
Dünya genelinde olduğu gibi sektör katkıları var. İstihdam destekleri var. O yüzden neresi yerli canım! gibi eleştiriler sadece yersizdir.
Yapılan eleştiri tutarlı olmalıdır. Bu ve benzeri eleştiriler 50 sene önce olduğu gibi sadece engel olmaktır.
Şimdi konuya şöyle bir bakalım. Yerli otomobil projesini incelediğimizde, önemli bir sermaye ile kurulmuş, fabrikalaşmış ve binlerce kişiye istihdam sağlanmıştır.
Durum sadece üzerine bindiğiniz 4 tekerlekli motorlu araç değildir. İçerisinde emek veren Türk mühendisler, Türk işçiler var. Baktığımızda bu da bir yerliliktir. Bu projenin getireceği ekonomik durum ve istihdam artı demektir.
Sonrasında bu otomobil için yedek parça temini başta olmak üzere, iç ve dış aksamları içinde bölüm ve fabrikalar açılacak.
Yıllarca yabancı araçların farklı işlerini yapan fabrikalar vardı. Şimdi ise kendi aracımız için farklı parçalar üreten fabrikalar devreye girmiş olacak. Bu durumda ise yerlileşme oranı ciddi şekilde artmış olacaktır.
Binlerce kişi için istihdam şansı demektir. Paranın ülke içerisinde kalması demektir. Adeta bir devrimdir aslında bu yapılan.
Yakın bir örnekle yukarıda anlattıklarımı destekleyeyim, Milli Savunma Sanayimiz şu anda ülkemizin yüz akıdır. Bunda hepimiz hem fikiriz. Savunma sanayindeki adımlarımız Dünya geneline yayılmıştır.
Hatırlayın SİHA'larımız için farklı parça üreten belli başlı ülkeler ters görüşe büründü ve parça teminini kesti. Sonra ne yaptık, küsmedik olmuyor demedik. Vermesinler biz yaparız dedik ve yaptık.
Savunma konusunda yüzde 70 yerlilik oranını geçtik. Bu oran çok büyük bir orandır. Savunma sanayimizde çok sayıda farklı fabrikalarımız var ve bunlar bir araya gelerek mükemmel araçlar üretiyorlar.
Yerli otomobil konusu da buna yakın. Başlayacak sonrasında yerlilik oranını giderek arttıracaktır. Başlanmış iş bitmiş iştir düşüncesindeyim. Türkiye yerli ve milli otomobilini yapmıştır. İlerleyen süreçte çok daha önemli bir konuma gelecek ve belki de bu eleştirileriniz için sizler üzüleceksiniz.
Lafı çok uzatmadan noktalayayım, demem o ki bazı konular siyaset üstüdür. O konularda ülke çıkarları için siyasi görüşünüzü lütfen bir kenara bırakın. Kalın sağlıcakla...