Teknoloji ve bilişim dünyasında, zaman zaman bazı trendler doğar, heyecan uyandırır, büyük beklentiler oluşturur ve zamanla kendisine küçük bir kitle oluşturarak popülerliğini kaybeder. Birkaç sene önce geniş kitleleri heyecanlandıran sanal gerçeklik ya da blokzinciri gibi teknolojiler, artık sadece kendi küçük kitlesine hitap eden teknolojik gelişimler olarak hayatımızda yer alıyor.
2023’te OpenAI Foundation tarafından geliştirilen ChatGPT-4’ün geniş kitlelere ulaşmasıyla hayatımıza yeni bir trend ve heyecan girdi:
Yapay Zeka ( Artificial Intelligence )
Yapay zeka nedir?
Özetle yapay zekâ, algılama, öğrenme, çoğul kavramları bağlama, düşünme, fikir yürütme, sorun çözme, iletişim kurma ve karar verme gibi yeteneklere sahip olan uygulama veya cihazlardır. Ayrıca, yapay zekâ sistemi, düşüncelerinden tepkiler üretebilmeli ve bu tepkileri fiziksel olarak dışa vurabilmelidir. İnsan zekasına benzeyen ama insan zekasının çok ötesinde varsayımları hesaplayabilen bir yazılım veya yazılım tarafından kontrol edilen bir makine olarak düşünebiliriz yapay zekayı
Yapay zekayı çok kısa zamanda, ürün veya hizmet olarak gerçek hayatta kullanmaya başladık bile. Mesela dün akşam Furry-Usyk-2 dünya ağır sıklet boks ünvan maçında hakemler yapay zeka idi. Amaç, normal hakemlerin dalgınlığından veya hatalarından arındırılmış tam ve eksiksiz bir sonuca ulaşmaktı. Zira insan doğası gereği hata yapabilir, veya anları kaçırabilir ama yapay zeka kesin bir matematiksel sonuca ulaşabilirdi. Sonuçta yapay zeka bir karar verdi ama gerçek hakemler de ayrıca bir değerlendirme yaptı, sonuç değişmedi ama puanlar farklıydı. Yapay zekanın puanlamasının gerçek sonuca daha yakın olduğu görüldü.
Artık tıbbi amaçla radyolojik görüntüleri okuyan, MR veya BT yorumlayan yapay zeka uygulamalarından tutun, birkaç kan parametresi ile hastalık teşhisi koyabilen yapay zeka uygulamalarına kadar geliştiriciler yoğun biçimde bu alanda hizmet ve ürün üretmeye başladı bile.
Hatta şirketler, yapay zekanın gücü ile geleceğe dönük mali tabloları, riskleri ve fırsatları görüyor ve buna uygun kararlar alabiliyor.
Yapay zeka düşüncesi, bilgisayar bilimi kadar eski bir teori olsa da, önceleri daha çok bilim kurgu, felsefe veya bilgisayar bilimleri ile uğraşanlar tarafından ele alınmaktaydı. Bilgisayar bilimlerinin babası olan kabul edilen Alan Turing tarafından ortaya atılmış bu düşünce, ilk olarak 1970’li yıllarda somut olarak gelişim göstermiştir.
Bana göre, şuan herkes tarafından konuşulan ve araştırılan bir teknoloji haline gelmesinin önemli sebeplerinden biri de 2015 yılında kurulan OpenAI Foundation ve geliştirdiği ChatGPT yapay zeka asistanıdır. Bu asistana herhangi bir soru sormanız ve doğruya yakın cevabı kısa sürede almanız insanları çok etkiledi ve bu teknolojinin büyük kitlelere ulaşmasını sağladı. Aynı zamanda birçok büyük kuruluşun bu alanda yatırım yapmasına ve ürün çıkarmasını dayanak oldu.
Bu baş döndürücü gelişim ve hız, herkesin aklına ister istemez 1984 yılında ABD’de yapılmış Terminatör filmini getiriyor. Yapay zeka’nın birgün insanoğlu’na karşı kendi bilincinin farkına varabileceğine dair duyulan korku yersiz de değil. ChatGPT gibi yapay zeka asistanını hayatımıza sokan OpenAI kurucularının bile kendi aralarında anlaşmazlığa düşüp, ayrılmaları da bu kaygıdan kaynaklanıyor aslında.
2015 yılında kurulan bu araştırma labaratuvarında, önemli taşlardan biri Ilya Sustkever diğeri Sam Altman’dı. Ilya Sustkever akademiden gelen, yapay zeka sinir ağları hakkında akademik çalışmaları olan, yapay zeka felsefesi ve yapay zeka güvenliği konusunda çalışmaları olan biri idi. Sam Altman ise kuruluşun yüzü, finans ve operasyonu yürüten kişiydi. 2023 yılında Sam Altman, ani ve şaşırtıcı bir karar ile OpenAI yönetim kurulu kararı ile işte çıkarıldı. Dünya bir anda ayağa kalktı. Tabii Sam gibi birinin boşta kalması mümkün değildi, Microsoft gibi büyük kuruluşlar büyük bütçeler teklif ederek Sam ile birlikte çalışmak istediklerini ve görüştüklerini açıkladılar. 1 hafta sonra OpenAI yönetim kurulu Sam’i tekrar işe aldı. Artık herkes bu çığın önüne durulamayacağını da anlamış oldu.
Daha sonra Ilya Sustkever ayrılarak kendi şirketini kurdu.
OpenAI gelecekte terminatör filmindeki gibi yapay zeka robotların kendi bilişsel zekalarının farkına varabilecekleri yolu açan bir buluşa sahip olduğu ve Sam’in bunu kullanmak istediği, Ilya’nın ise buna karşı yönetim kurulu kararı ile Sam’i kovdurduğu iddia edildi.
Sonuçta sermayenin dediği oldu ve Sam Altman yeni gelişmeler üzerinde çalışmak üzere OpenAI’e döndü. Gerçekten yapay zekanın kendi kendine düşünebilmesinin yolunu açan bir gelişmeleri var mı yok mu bilemiyoruz ama varsa dahi sermaye eğer bu alanda daha fazla para kazanabileceğini görürse mutlaka düşünen robotlar hayatımıza girecektir.
Ben yine de önümüzdeki süreçte yapay zeka güvenliğine daha fazla yatırım yapılacağını, bu alanda daha fazla felsefe üretileceğini düşünüyorum.
Olur mu olmaz mı bilinmez ama şuan dünyada yaşayanların düşünen robotları göremeyeceğine de eminim.