Yaşanılan zorluklar içerisinde yaşanan önemli bir çalışma var ki görmezden geldik, atladık.

Malum zor günler yaşıyoruz, bun bağlı olarak ta tek gündemimiz pandemi ve etkileri olmakta haklı olarak.

Bir o kadar önemli olan bir durum var ki üzerinde durulmalı, dikkat kesilmeli ve vakit kaybetmeden bu hususta yapılmakta olan çalışmalara katkı koymalı.

Geçtiğimiz haftalarda Sakarya Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Fatih Mehmet Döker’in yaptığı Doğal Afetler ve Yönetimi Öğrenci Topluluğunun düzenlediği “Afetlere Hazırlıkta Adapazarı “ başlıklı söyleşiye konuk olan Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, öğrencilerin yönelttiği sorulara cevap vermiş.

Birçok depreme tanıklık etmiş, acı tecrübelerimiz var. Henüz yaraları ve izlerini unutmadığımız, tazeliğini koruyan acılarımız var.

Deprem ve üzerine yapılacak tüm çalışmalar bizim için anlamlı, üzerine kafa yorulması gereken ve en az pandemi kadar önemlidir.

Sakarya Üniversitesi kadrosunun bu çalışması kıymetli ve Mutlu Işıksu’nun söyleşide yerini alması, depreme hazırlık adına da bir o kadar kıymetli.

Işıksu “ Adapazarı’mız ne yazık ki 1943 Hendek ve 1967 Mudurnusuyu vadisi depreminden önemli ölçüde etkilendi. Bu depremlerde can ve mal kayıplarına maruz kaldık. Yine en yakın olan 17 Ağustos 1999 depremi bizim için en yıkıcı depremler arasında yer aldı. Acı tecrübelerimiz var, tekrar bu acı tecrübeleri yaşamak istemiyoruz ve bu doğrultuda çalışmalar yapmak için gayret ediyoruz. “ diye yaşadıklarımızı ve içinde bulunduğumuz durumu özetlemiş.

“ Adapazarı Belediyesi olarak, Kentsel Dönüşüm Stareteji Belgesi Çalışma Raporumuzu hazırlayarak ilk adımımızı atmış olduk. Hazırladığımız rapora göre 31 mahallemizi dahil ettik ve 7 bölgede ayrıntılı bir plan oluşturduk, diye de önemli sayılabilecek bir açıklama getirmiş çok önemli gördüğümüz deprem gerçeğine.

Sakarya Üniversitesi ve öğrenci grubu saygın bir çalışmaya imza atmışlar, emeklerine sağlık.

Mutlu Işıksu yapılan bu kıymetli çalışmaya önemli katkıda bulunmuş, deprem gerçeği ve üzerimizde oluşturduğu tehdit, tedirginlik tazeliğini korumakta.

Hayatın hiçbir alanında yoka sayabileceğimiz, görmezden gelebileceğimiz bir durum asla değil.

Depremle mücadele etmenin en önemli unsuru, depreme dayanaklı yapıları imar etmekten geçtiğini biliyoruz.

Dolayısıyla olmazsa olmazımız Kentsel Dönüşüm.

Işıksu’nun da dediği gibi Kentsel Dönüşüm şehrin tüm dinamiklerinin bir araya gelmesiyle, ortak bir irade gösterilmesiyle gerçekleşebilir.

Tüm kurum kuruluşların, Sivil Toplum Kuruluşlarının, şehirde yaşayan tüm vatandaşlarımızın el le vermesiyle sonuç alırız.

Vakit kaybetmeden yapılan bu çalışma tüm belediyelerimce desteklenmeli ve katkı koyulmalı.

Göreceğiz ki bu sorunun da üstesinden gelmiş olacağız.

Işıksu’yu yalnız bırakmayalım.