Sakaryaspor çok yoğun geçen sezon başı kampı sonrası yeni sezona sahasında kardeş takımı Göztepe karşısında çıktı. Çıktı diyorum ancak sanki onlar lig maçına, biz ise sezon başı hazırlık maçına çıkmış gibiydik.

Maç öncesi şehirde adeta bir karnaval havası vardı. İki takımın taraftarları özlem giderdi. Ülkemizin ihtiyacı olduğu ve örnek olması gereken görüntülere şahit olduk. Bu arada ufak bir parantez açmak istiyorum TFF bolca ceza verdiği dönemlerden sonra bu gibi görüntüleri ödüllerdirse bence çok yerinde bir iş yapmış olur.

Biz maça dönelim, maç başladı ancak biz başlamadık. Maç sonunda Teknik Direktörümüz İlker Püren, takım olarak kötü olduklarını, neredeyse tüm oyuncuların kötü bir performans verdiğini bunun sebebininde stadyumunda oluşan atmosfer olduğunu işaret etti.

Basın toplantısında takımın tam olarak ne zaman istenilen düzeyde olacağını ve maksimum seviyeye ulaşacağını sorduğumda, beklentisinin bu maçta olduğunu istediklerini sahaya yansıtacaklarını ve rahat bir şekilde galibiyet beklediğini ancak olmadığını söyledi.

Maç içinde tek tek isim isim değerlendirmek istemiyorum ancak tüm maç boyunca üretkenlik anlamında kötüydük. Maç boyunca Woolery'nin net sayılacak bir pozisyonu vardı onuda bonkörce harcadık, onun dışında son saniyede gelen gol VAR'dan döndü, umudumuz kursağımızda kaldı.


Neredeyse sahada olup olmadığımızın belli olmadığı ilk yarının ardından ikinci yarıda kıpırdanmaya, rakip kaleye gitmeye başlamıştık ki Ozan Sol'un acemice gördüğü kırmızı kart yeniden başa dönmemize neden oldu. Keşke Ozan biraz daha dikkatli olsaydı ve takıma yardımcı olabilseydi.


İlker Püren takımın başına geldikten sonra bir sistem hocası olduğunu ve takımlarında bu sistemi kurguladığını biliyorduk. Bu sistem sabırla pas oyununa dayalı geçiş oyunu. Göztepe maçında bu plana maç boyunca sadık kaldı takım ancak, uzunca süre kötü futbol devam ederken ısrarla bu oyuna neden devam ettik anlayamadım. Saha içerisinde oyuncuların yerlerinin değiştiği noktalar olsada oyun planı ısrarla sürdü bu da bize bir artı kazandırmadı.

Göztepe'yi beklediğimin altında buldum. Onların da bizim olduğu gibi eksikleri vardı. Savunmada kaleci dahil 5'linin 4'ü ilk kez forma giyiyor, savunmaları bana güven vermedi. Nitekim son saniyelerde yaptıkları büyük hata bizi çok mutlu edebilirdi. Savunmalarındaki genç ve tecrübesizlik karşısında daha da risk alıp rakip kaleyi abluka altına alabilirdik. 10 kişi olmamıza rağmen bunu yapabilirdik. Belki de bulacağımız gol çok başka bir seneryo getirebilirdi bize.


Maç sonuçlandı, gerekli dersleri takım çıkartacaktır bundan şüphem yok, sezon içersinde puan kayıpları da olacak. Hedefimiz şampiyonluk değil, enseyi karatmaya gerek yok. Birlikteliği sağlayıp maksimum puanları toplayıp ligde kalmalıyız. Asıl hedefimizin dışına çıkmak gerçekçi hedeften de uzaklaştırabilir o yüzden dikkat etmeliyiz.


Sözlerimi bitiriken takımın bir kaç takviyeye daha ihtiyacı olduğunu düşünüyorum, eğerki gerekli takviyeler de gelirse çok büyük bir problem yaşamayacağız düşüncesindeyim. Haftaya genç ve koşan bir takım olan Altınordu'ya konuk olacağız umarım bu hafta kaybettiğimizi puanları diğer bir İzmir takımından geri alırız...