Şehrimizin en büyük markası, bir çoğumuz için şehrin en anlamlısı Sakaryaspor, uzunca bir dönemden sonra yeniden mücadele etmeye başladığı Spor Toto 1. Lig'de ilk galibiyetini elde etti. Hepimiz de mutlu olduk.

Yazımın başında da görüleceği gibi bir galibiyetten fazlasıydı bu benim için. Yanlış anlaşılmasın galibiyeti yani alınan üç puanı abartmıyorum sadece biraz duygusal bir durum bu benim için.


İzninizle filmi biraz geriye sarmak istiyorum. Sakaryaspor için bir çoğumuzun hatıraları gözlerinin önündedir. Benim de öyle...

Bu hatıralar gözümün önüne geldi, maçtan bir gün sonra yazmaktan keyif aldığım istatistik haberlerinden bir tanesini yapmaya karar verdim. Araştırmalara başladım. 1. Lig'de son galibiyeti 10 yıl 7 ay sonra elde etmişiz. Vay bee diyor insan...

Haberi yazarken o maç gözümün önüne geldi, 14 Ocak 2012 günü deplasmanda Giresunspor'u mağlup etmiştik, ligde toparlanmaya üst üste puanlar almaya başlamıştık. Belki de ligde kalmayı başarmak için umudumuz yerine gelmişti. Transfer yasağı olan neredeyse tüm takımın Sakaryalı olduğu kadro belki de ligde kalabilir mi sorusu da akıllara gelmişti. Nereden bilecektik ki ligde ki son galibiyetimiz olacağını... Kim derdi ki 10 yıl 7 ay galibiyet beklenecek.


Velhasıl sizleri sıkmak istemem. Gelelim son galibiyetimize, Sakaryaspor deplamanda Altınordu karşısında disiplinli ve sabırlı bir görüntü verdi. Takımı Altınordu karşısında konsantre gördüm, ilk dikkat ettiğim durumda konsantrasyondu çünkü ilk hafta Göztepe karşısında hiç konsantre değildik.

Sabırla pas oyununu sürdüren ani çıkışlarla rakip kalede tehlike oluşturmayı planlayan bir takım olduğumuz maçın başından itibaren belliydi. Beklenen gibi de oldu.

Savunmanın arkasına atılan toplalar etkili olmaya çalıştık, Hurşit'in direkten dönen şutu sonrası bu kez gelen fırsatı çok iyi kullandı Hurşit Taşçı. Belki sol önde daha iyiyim hocam, göstergesi gibi oldu.

Savunma güvenliğimiz yerindeydi, rakibe fırsat vermedik ve rahat bir galibiyet elde ettik. Tabi rahat derken alınan ve emek verilen bu galibeti asla küçümsemem. Bizim isteğimiz sonucu rahat galibiyet elde ettik.

Herkesi memnun etmek hiç kolay değildir, hele ki bu durum futbolda imkansıza yakındır. İlk haftadan takımın düşmeyeceği gibi şampiyonda ilan edilemez. Bunu lige şampiyonluk parolasıyla başlayan takımlarda gördük. O yüzden alınan her puan oynanan her oyun bizi mutlu etmeli diye düşünüyorum.

Şu son 10 senede tek mutlu olunan sene geçen sene oldu. Bu unutulmamalı. Buralara nasıl geldik, ne yollardan geçtik herkes çok iyi biliyor. O yüzden uzun yıllar sonra geldiğimiz ligin keyfini yaşayalım.

Biliyorum hepiniz kıpır kıpırsınız takım kazansın hep mutlu olalım. Keşke! Ancak futbolda böyle bir şey yok. Bunu başarabilen yok...


Lig başlamadan önce yazdığım bir köşe yaşımda, şehir ve takım birlikteliği sağlayabilirse ligin en tehlikeli takımı olur demiştim. Ve benim fikrime göre bu değişmez bir gerçek. Biz gücünü camiasından, taraftarından ve şehrinden alan bir kulübüz. Bu bütünlük bir araya geldiğinde başarı kaçınılamaz gerçektir, aksi ise maalesef bir ton sorun getirir.

O bakımdan başarı odaklı düşünce yerine, keyif alalım herşey olacağına varır. Belki biraz erken ama bence biz bu ligde kalacağız. Bu sene için zaten açıklanan hedef buydu, fazlasında gözüm yok, adım adım ve gerçekçi hedefler beni galibiyetlerden daha çok mutlu ediyor. Bir sonra ki yazımda buluşmak üzere sağlıcakla kalın...