Adapazarı, ilimizin en önemli ilçesi. Bunu laf olsun diye söylemiyorum. Sakarya isminin aslında tüm gerçekliğini kapsayan şehrin ta kendisi.

Adapazarı için basitçe bir ilçe demek benim hoşuma gitmiyor. Yıllarca nerelisin sorusunun karşılığı her zaman Adapazarlıyım şeklinde cevaplandı.

Adapazarı her zaman buluşma noktası, alışverişin kalbi ve şehrin merkezi olarak yer aldı. Ancak bu seneye kadar pek ileriye gidemedi Adapazarı.

Basit hizmetler gerçekleşmedi değil. Aslında basit değil rutin demeliyim. Adapazarı 1999 yılında büyük bir yıkım yaşadı. Sonrasında şehrin bir bölümü tarihin tozlu raflarına kaldırılırken, kalan bölüm ise bugüne kadar kalmaya devam etti.

Her birimiz Orhan Camii'nin bahçesine oturduğumuzda şehrin bir türlü kabuğunu kıramadığını büyüklüğünü kaybetmeye başladığını konuştuk durduk.

Bir adım atılmalıydı, Adapazarı'nın çehresi değişmeliydi. Değişim de başladı aslında vergi dairesinin bulunduğu bina yıkıldı.

Adapazarı Belediyesi vizyon bir proje açıkladı. Hangi görüşte olursanız olun, bu projenin açıklandığında beğenmeme veya karşı çıkma şansınız yok. Yanlış anlamayın zoraki değil. Şehrin kalbinin artık değişim vakti geldiğini istiyorsanız bu projeyi benimsemelisiniz.

Eleştirmek sadece eleştirmek değildir. Bu şehir gelişsin, büyüsün ve kasaba görüntüsünden çıksın istiyorsanız bu projeye destek vermelisin. En azından Adapazarı'nı seviyorsanız.

İhale bir-iki-üç derken sonuçlandı. Ada Hayat projesinin ihalesini Sakaryalı firma olan Dünyalar grup kazandı. Sakaryalı bir firmanın kazanmasını en az ihaleyi alan firma çıktığı kadar mutlu oldum.

Şehrin aslında bugüne kadar tek sembol noktası gibi görülen ve 32 yıldır aynı yerinde bulunan Hilmi Kayın İş Merkezi'nin de tarihin tozlu raflarına doğru yolculuğu başlayacak. Her birimiz arkadaşlarımızla randevulaşırken, hep adres olarak Hilmi Kayın binasını söylemişizdir. Aslında hüzün dolu bir değişim olacak.

Bundan sonrası artık işin icraat boyutu olacak, bir an önce bitirilip hizmete girmesi için heyecanla bekliyorum.

Ancak öncelikle bir teşekkür gerekiyor. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu ve ekibini tebrik etmek istiyorum. Bakın bu tebrik bir proje üretmek için değil. Şehrin tam ortasında büyük boyutta bir kentsel dönüşüme imza attığı ve bundan sonrası için kapı açarak giriştiği cesaret için tebrik ve teşekkür etmek istedim.

Belki bu teşekkür sizleri memnun dahi etmeyebilir, ancak hatırlatmak isterim ki bunca yıl neden kimse böyle bir dönüşüme girişmedi. Basit işler, rutin görevlerin yapılacağı yer değildir Adapazarı. Vizyon isteyen, gelişen, güzelleşen ve bunu da en çok hak eden yerdir Adapazarı.

Bu proje hayata geçtikten sonra beklenti daha da artacaktır. Ancak bu kapı açıldı ya gerisi gelir elbet...

MÜZENİN AKİBETİ NEDİR?

Yazımın üst kısmında mega projeye değinmiştim. Bir eksikliği de değinmek istiyorum.

Bildiğiniz üzere Orhangazi Kültür Merkezi'nin karşısında bulunan Türk Ticaret Bankası yıllarca atıl durdu. Başkan Işıksu aday olduktan ve seçildikten sonra burası ile ilgilendi. Burasının şehir için önemli oluğunu işaret ederek, müzeye dönüştürüleceğini açıkladı.

Çok mutlu oldum ancak! Uzun bir süredir yenileme çalışmaları sürüyor, ancak hala bitmedi. Sıfırdan yapsak daha çabuk bitecekti diye düşünüyorum. Restorasyon işinin kolay olmadığını, zaman aldığını ve bir takım görüşmeler yapılmadan adım atılamayacağını elbette biliyorum ancak en azından ne durumda olduğu konusunda detaylı bir bilgi ve görsel paylaşımında bulunulması gerektiğini düşünüyorum.

En net ifadeyle bu müze tam olarak ne zaman açılacak? Bunu bir Adapazarlı olarak, bir genç olarak ve bir kamuoyunu bilgilendirme görevinde olan gazeteci olarak soruyorum. Güzel olacağından şüphem yok ancak heyecanımız da var. Kalın sağlıcakla...