“DELİLLER GERÇEK DEĞİLDİR”

Basın toplantısında süreçle alakalı açıklama yapan ve ses kaydı ve videoları izleten Mutlu Işıksu, “Yaşadığım sürecin bir aile krizinden, itibar suikastine nasıl döndüğünü paylaşacağım. Mahkemeye sunulan dosyalar ve yazışmalar da farklılık var. Mahkemeye sunulan sayfalarla, siyasiler ve basın mensupları ile paylaşılan sayfalar arasında farklılıklar var. Bugüne kadar ne telefonumda ne de başka bir yerde veya şekilde hiç TikTok hesabım olmamıştır. Dolayısıyla hayatımın hiçbir noktasında ne bahsedilen kişiyle ne de başka biriyle herhangi bir TikTok yazışmamın olması mümkün değildir. Bu husus basit bir teknik inceleme ile kolaylıkla tespit edilebilir ki derdest mahkeme dosyalarında da bu açıkça ortaya çıkacaktır. Karşı taraf mahkemeye sözde yazışma diye bahsettikleri hususları A4 kağıdına yazmak suretiyle ibraz etmişler ancak her nedense siyasi partiler, medya, TBMM KEFEK ile Dilekçe Komisyonu ve benzeri yerlere mahkemeye sunduklarından farklı şekil ve içerikteki sayfaları sunmak suretiyle siyasi operasyonlarını icra etmek istemişlerdir. Şu ana kadar hiçbir TikTok hesabım olmamıştır. Bahse konu video, bir ekran kaydı videosudur. Tek görüntüleme özelliğiyle bir kişiye gönderilmiş bir fotoğrafın, başka bir cihazla ekran kaydı alınarak video haline getirilmiş gibi sunulduğu görülmektedir” şeklinde konuştu.

“MEDYA MENSUPLARINA BASKI YAPILDI”

Kumpasa kurban gittiğini ifade eden Işıksu, “Yaşadığım süreç aslında şantaj girişiminden, siyasi bir operasyona evirilmeye çalışıldı. Olmayan bir şeyi olmuş gibi gösterdiler. Bu kurguyu kimler neden başlattı, neden ve nasıl yapıldı bunlar çok önemli. İddialar şantaja ve kumpasa döndü. Mesele siyasi tasfiye sürecine evirilmek istendi. Peki, kimler yaydı elbette kumpas ve şantajı yapanlar yaydı. İki medya mensubumuz ve bazı siyasi yerel aktörler parti çevrelerinde ve şehir kamuoyunda konuşulmasına zemin hazırlandı. Bazı iş adamlarına “Ya Mutlu Işıksu gidecek ya da ben gideceğim. Biz Mutlu Işıksu’yu kesinlikle partiden ihraç edeceğiz.” ve benzeri cümleler sık sık kuruldu. Lehte açıklama yapmak isteyenler bazı siyasi aktörlerin girişimleri engellendi. Aleyhte haber yapmaları için medya mensuplarına baskı kuruldu. Söz konusu aktörler, aile üyelerine akıl verip motive ettiği gibi konunun sağda solda anlatılarak yayılmasını sağlamıştır.

Bazı muhtarlara söz konusu bu konunun köpürtülerek anlatıldığı hatta anlatılırken bizzat şahsımı karalama mülahazasıyla hareket edildiği bilinmektedir. Bu aktörlerden birinin; uzun süredir şahsıma yönelik adeta düşmanca tavırlar sergilediği, 2024 yerel seçim sürecinde şahsımı yıpratıp yerime geçebilmek için uydurma belgeler oluşturduğu ve bu belgeleri muhalefet partilerine götürerek şahsımla ilgili karalama kampanyası yürüttüğü, Adapazarı Belediye Başkan adaylığı için muhalif partilerle görüştüğü ancak sonuç alamayacağını gördüğünden adaylıktan vazgeçtiği Sakarya kamuoyunca net bir şekilde bilinmektedir. Tüm bunlar çok açık ve nettir. Hatta şahitli ve ispatlıdır” ifadelerini kullandı.

YALAN VE GERÇEKLER VAR

Sanık olan avukatın geçmişte sabıkası olduğunu ileri süren Işıksu, “Şuan sanık olan avukat geçmişte de bir sabıkası çıktı. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/24 esas sayılı dosya ile “Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma” suçundan sanık hakkında dava açılmıştır. 9 Mart 2026 tarihli kararda Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın “Şantaj ve Görevi Kötüye Kullanma” suçunu işlediği, iddia ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, hakkında son soruşturmanın açılmasına yeterli delil elde edilmiş olup, yargılamanın Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılmasına karar vermiştir. Bunca olayın içinde yalanlar ve gerçekler de var. Şantaj yapılmadı deniyor, şantaj yapıldı, tiktok hesabım var dendi hesabım yok. Yurt dışında çıkıldı dendi öyle bir şey yok. İddia edilen kişi belediye başkan yardımcısı yapıldı. Hiçbir zaman belediye başkan yardımcısı olmadı. Konuyu bilen teyze sus payı olarak işe alındı. Kızın teyzesi hiçbir zaman belediyede işe alınmadı ve belediyede çalışmadı. Bir yerel siyasinin danışmanı, 13 Şubat’ta gazetecileri arayarak “Genel Merkezden yazı geldi Mutlu Işıksu partiden ihraç ediliyor. Bunu haber yapın” dedi. Ayrıca gazetecilere “Tebligatı da Mutlu Işıksu kabul etmed” dedi. Belirlenen tarihte İl Başkanlığına böyle bir yazının gelmesi mümkün değildir. Neticede ilgili kişi yalan beyanlarda bulunmuştur ve mahkeme süreci işletilecektir. Belediye Başkanı eşinden boşandı. Belediye başkanı ile eşi arasında buna dair zerre sorun söz konusu olmadı. Zira eşi süreçte nasıl bir kumpas yapıldığını en net anlamak suretiyle eşine en büyük desteği sağladı” şeklinde konuştu.

“SİYASİ LİNÇ EDENELERİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”

Siyasi bir linçe kurban gittiğini belirten Işıksu, “Şantaj girişimlerine boyun eğmedim ve konuyu derhal yargıya taşıdım. Şantaja boyun eğmedim, pazarlığa girmedim, direkt savcılığa gittim. Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açtım. Basın toplantısı düzenleyerek her şeyi şeffaf bir biçimde ortaya koydum. Basın toplantısı yaptığım günün akşamı aracılarla şahsıma uzlaşma teklif edildi ancak herhangi bir pazarlığa girmedim ve çözüm yolu olarak mahkemeyi gösterdim. Şeffaf bir şeklinde kamuoyunun karşısına çıktım. Milletimizle birlikte hep sahada çalışmaya devam ettim. Bu süreçte görev ve sorumluluk bilinciyle şantaj ve algı operasyonu girişimlerine rağmen Adapazarı için çalışmaya, hemşehrilerimle buluşmaya ve hep sahada olmaya devam ettim. Sonuç olarak çok net ifade etmem gerekirse.

“KUMPASLA KARŞI KARŞIYAYIM”

Hiçbir şekilde içinde olmadığım bir kumpasla maalesef karşı karşıyayım. Bu süreçte en çok da içimizdekilerin; kumpası kuranları teşvik eden, kumpası yayan ve köpürten yaklaşımları beni çok üzdü. Hele hele bu kişilerin, sorumluluk makamındaki kişiler olması bana gerçekten çok büyük bir hayal kırıklığı yaşattı. Mahkeme nezdinde her şeyin açık bir şekilde ortaya çıkacağından Allah’ın izniyle yüzde yüz eminim. Bu kumpası kuranlar, yayanlar ile siyasi bir linç ve operasyon aracı haline getirenleri Allah’a havale ediyorum”

Muhabir: Nazile Akarsu