17 Ağustos 1999 depreminin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen vatandaşların eski binalara yönelik endişeleri devam ediyor. Vatandaşlar, Sakarya’daki yapıların depreme dayanıklılığı konusunda güven sorunu yaşadıklarını belirtirken, olası bir depreme karşı yeterince hazırlıklı olmadıklarını ifade etti. Özellikle merkezde bulunan binaların çok güvensiz olduğunu vurgulayan vatandaşlar, binaların olduğu bölgeden geçmemeye çalıştıklarını söyledi.

“ALLAH BİR DAHA O GÜNLERİ YAŞATMASIN”
17 Ağustos gecesini aklından çıkaramadığını ifade eden Ahmet Mercan, “17 Ağustos depreminde ben Adapazarı’ndaydım. Benim evim yıkılmadı ama birçok tanıdığımın evi yıkıldı. O geceyi hatırlamak bile istemiyorum. Bir sarsıntıyla yataktan fırladım, daha sonra dışarıda çığlıklar duydum. O çığlıkları hiçbir zaman unutamam. Dışarı çıkınca mahşer yeri gibiydi, herkesin elinde fener bir yerlerden yardım istiyordu. Allah bir daha bizlere o günleri yaşatmasın. Depremde yaşadığımız o tecrübeden sonra bina güvenliğine çok dikkat etmeye çalışıyoruz. Ben TOKİ evlerinde kalıyorum ve oturduğum binanın depreme dayanıklı olduğunu düşünüyorum.” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM HER YERDE OLMALI”
Kentsel dönüşümün her yerde olması gerektiğini ifade eden Hayrullah Çakıroğlu, “17 Ağustos depreminde ben köydeydim, deprem olmaya başladığında dışarı çıktım ve evlerin yerinden oynadığını havaya kalktığını gördüm. Allah tekrar bizlere o geceyi yaşatmasın. Annem Adapazarı’ndaydı o zaman hemen köyden yola çıktım ama yollar kapalıydı zor ulaştım. Geldiğimde de çok büyük bir acı ve yıkımla karşılaştım. 1999 depreminden edindiğimiz tecrübe ile depreme dayanıksız binalarda oturmamaya çalışıyoruz. Şu an oturduğum bina 1999 sonrası yapılan bir bina ve denetimli olduğu söylendi. O rahatlıkla binada oturuyorum. Ama Sakarya’da özellikle merkezde bulunan binaların çoğunun 1999 depremi öncesi olduğunu düşünüyorum. Biz ne kadar depreme hazırlıklı olursak olalım, çarşıda dolaşırken bir binanın altından geçerken depreme yakalanabiliriz. O yüzden kentsel dönüşümün sadece bir yerle değil Sakarya’da bütün binalarda olması gerekiyor” diye kullandı.


“ÇARŞIYA GELMEYE KORKUYORUM”
Sakarya’da binalardan korktuğunu belirten Mihriban Mutan, şöyle konuştu:
“17 Ağustos depreminde evleri yıkılan, enkaz altında kalarak hayatını kaybeden yakınlarımız oldu. Çok kötü günlerdi. Allah bizlere tekrar o günleri yaşatmasın. Sakarya’nın büyük bir deprem geçirmesine rağmen binalarının depreme dayanıklı olduğunu düşünmüyorum. Binalarda maalesef denetim yok. Kentsel dönüşüm yapmaya başladılar ama hala başlatamadılar. Ne zaman yapacaklar yine bir deprem olup, bittikten sonra mı kentsel dönüşüm yapacaklar. Çarşıya geldiğim zaman binaların altından geçmeye korkuyorum. Özellikle Çark Caddesinde bulunan binalar 1999 öncesi o yüzden beni oraya çağırmayın diyorum.”


HASARLI BİNALAR TEHLİKELİ
Ahmet Akpınar, 17 Ağustos Depreminde hasar gören binaların olası bir depremde yıkılacağını belirterek, “Çok fazla deprem görmüş bina var, hasarlı binalara doldurdular öğrencileri. Önümüzdeki yıllarda yaşanacak İstanbul depreminde ilk yıkılacak binalar bu hasarlı binalar. Camili ve Karaman’da yapılan binalar daha henüz deprem görmedi, onların depreme dayanıklı olup olmadığını bilmiyoruz. Maalesef 1967 depreminden bu yana Sakarya’da istenilen düzeyde imar planı yapılamadı. Maalesef şehrimizde sağlıklı binalar yok. O yüzden deprem hiçbir zaman aklımızdan çıkmıyor” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Nazile Akarsu