Bir gümrük müşavirliği şirketinde yaklaşık dokuz yıl görev yapan bir çalışanın açtığı dava dosyasına göre, davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 tarihleri arasında davalı şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştı. İşçi, çalışma süresi boyunca yıllık izin taleplerinin işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, kendisine bir defada en fazla altı gün izin kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ücretinin ödenmediğini ileri sürdü.

NTV'nin haberine göre, dava dilekçesinde 68 günlük kullanılmayan yıllık izni bulunduğunu belirten işçi, yıllık izinlerinin gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini savundu. Ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini ileri sürdü. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve prim alacağının işverenden tahsilini talep etti.

İLK DERECE MAHKEMESİ İŞÇİYİ HAKLI BULDU

İlk Derece Mahkemesi, işçinin toplam 130 günlük yıllık izin hakkı bulunduğunu, bunun 82 gününün kullanılmadığını tespit etti. Mahkeme, yıllık izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı sonucuna vararak işçinin sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Bunun üzerine kıdem tazminatı ile kullanılmayan yıllık izin ücretinin ödenmesine hükmedildi.

YARGITAY KARARIN GEREKÇESİNİ AÇIKLADI

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Daire, yıllık iznin işçinin talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullandırılması halinde bu izinlerin geçerli kabul edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kararda, işçinin daha uzun süre izin kullanmak istediğini en az bir ay önceden işverene bildirdiğinin veya işverenin izin talebini gerekçesiz şekilde reddettiğinin kanıtlanamadığı belirtildi.

TAZMİNAT KARARINI REDDETTİ

Yargıtay, somut olayda işçinin kullandığı kısa süreli izinlerin kendi talebi ve rızasıyla bölündüğünü değerlendirerek feshin haklı nedene dayanmadığına ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğine hükmetti.

Muhabir: Haber Merkezi