Sinem MUTAY-Kerem Enes ERDAĞ
ASKERLİK YAPARKEN MÜZİKLE TANIŞTI
Askerlik görevini yerine getirdiği sırada saksafon çalmayı öğrenen Mehmet Gezer, o günden beri saksafonunu elinden bırakmadı. Askerlik görevi bitince Sakarya’nın Hendek ilçesine dönen Gezer, burada bando kurarak insanlara eğitim verdi. Gezer, Adapazarı Belediye Bandosunda görev yapmaya başladı. Şimdilerde ise düşük emekli maaşları nedeniyle geçimini daha iyi sağlamak için sokak müzisyenliği yapıyor.
“HER GÜN İLK GÜNKÜ HEYECANLA ÇALIŞIRDIM”
Adapazarı Belediye Bandosunda yaklaşık 16 yıl çalıştığını söyleyen Gezer, aynı zamanda mehter takımında zil çaldığınıbelirterek, “Mehteranı daha çok seviyordum. Sonra bizi Büyükşehir Belediyesine bağladılar. Orada bando olmadığı için işimizi yapmadık. Bizi başka kamu görevlerine dağıttılar, 6 ay çöpçülük yaptım 12 yıl güvenlik görevlisi olarak çalıştım. Ama gönlümde olan hep müzik yapmaktı. Yıllarca çalıştım ama müzik ile uğraştığım her an ‘bugün ben işe yeni başladım’ derdim, her gün aynı heyecanla çalışırdım. Sevdiğin işte taş taşısan pamuk gibi gelir, sevmediğin işte pamuk sana taş gelir. İşini severek yapan insan yorulmaz” dedi.
“MÜZİK YAPMAK İÇİN ÇIRAĞAN SARAYI’NA BİLE DAVET EDİLDİK”
Müzik sayesinde hayatının renkli ve eğlenceli geçtiğini söyleyen Mehmet Gezer, aynı zamanda bir çok sanatçı ile çalışma fırsatı da buldu. Gezer, “Bizi İstanbul’da Televole programına çağırdılar, televizyonda çaldık. Emrah, Ebru Yaşar, Nuri Sesigüzel görmediğimiz sanatçı kalmadı. Ben şimdi istesem Çırağan Sarayı’na girebilir miyim ama görev için girdik orada da müziğimizi icra ettik” diye konuştu.
MEMLEKETİ KARIŞ KARIŞ GEZEREK MÜZİK YAPIYOR
Emekli olduktan sonra aşık olduğu işi yapmak için sokak sanatçılığı yapmaya karar veren Mehmet Gezer, sadece Sakarya’da sınırlı kalmıyor memleketin her yerini karış karış gezerek müziğini dinletiyor. Yaz aylarının başında Sakarya’dan yola çıktığını söyleyen Gezer, “Görmediğim deniz kenarı olan şehir kalmadı. Hepsini gezdim. Gezerken müziğimi çaldım. Ben gezmeyi seviyorum, gezmek benim genç kalmamı sağlıyor. Neşeli olacaksın, genç kalacaksın. Ölümlü dünya, her gün birileri ölüyor kızgınlıkla bu hayat geçmez” ifadelerini kullandı.
“SOKAK SANATÇILARI DİLENCİ DEĞİLDİR”
Çocuklarına örnek bir baba olmak için açık öğretim ile üniversite bitirdiğini söyleyen Gezer, sokak müzisyenliğine karşı bakış açısına üzüldüğünü ifade ederek, “Bizi dilenci yerine koyuyorlar. Ben kimseden zorla para istemiyorum, beğenen dinliyor destek oluyor. Alsınlar bakalım saksafon, her eline alan çalabiliyor mu?” diyerek sözlerini noktaladı.






