15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLARI ANLATTI

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, yaşanılanlar hala hafızalarda tazeliğini koruyor. Sakarya İmam Hatipliler Derneği Başkanı ve Eğitime Destek Platformu Marmara Bölge Başkanı Yahya Bakır, 15 Temmuz gecesi yaşananları Haberlisin’e anlattı.

"NE OLDUĞUNU BİLMEDEN YOLA ÇIKTIK"

Bakır, darbenin olduğu gece Ali İnci’nin kızının doğününde olduklarını belirterek, "15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gece AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci vekilimizin kızının düğünündeydik. Düğünün sonlarına doğru herkes bir şeyler olduğunun farkına vardı ama kimse ne olduğunu bilmiyordu. Olayın ne olduğunu anlayana kadar baya bir süre geçmişti. Gece yarısına yaklaştığımızda asker vatandaşlara ateş etmeye başlamıştı. Ben böyle bir şeyin olabileceğini hiç düşünmezdim. Çünkü ilk defa böyle bir şeyle karşılaştık. Darbe girişimi olabileceği aklımın ucundan bile geçmemişti. Hendek'te düğünden ilk olarak Sakarya Büyükşehir Belediyesi binasına geldik. Meydandan, 'valiliğe gidin' anonslarını duydum. Hızlıca Sakarya Valiliği’ne doğru yola çıktık ama Karaman kavşağında yol kapalıydı ve araçtan inerek yürümeye başladık." dedi.

"ASKERLER NE OLDUĞUNU ANLAMAMIŞTI"

Rütbesiz çoğu askerin ne olduğunu anlamadığını ifade eden Bakır, "Valiliğe doğru yürürken şöyle bir şeye şahit oldum. İnsanlar bir askeri aracı durdurdular, çoğu asker zaten durumun farkında bile değildi. İnsanlar durumu anlattı, “ayrılın buradan” dedi ve gencecik çocuklar mısır tarlalarına doğru kaçmaya başladılar. Çok karmaşık bir durum vardı. Valiliğe geldiğimizde ambulansların hızlıca valilikten çıktığını gördüm. O zaman bile ne olduğunu tam olarak idrak edememiştim. Valiliğin tam önüne geldiğimde protokol giriş kapısında genç bir çocuğun yerde yattığını gördüm. Tam ona yardım için gittiğimde bana doğru ateş edildi. Ateş edilince ben hemen direği siper alarak saklandım. Ali İnci vekilimiz de oradaydı, işaret yaptı ve onun yanına gittim." diye konuştu.

"ÜZERİMİZE ATEŞ AÇTILAR"

Bakır bir subay tarafından üzerine ateş açıldığını söyleyerek, şöyle konuştu;

"Oradaki subaya 'neden ateş ediyorsun' diye bağırdım. Orada bir karmaşa oldu. Subay elindeki MP5 ile geri çekilin diyerek bize doğrulttu, o arada bir karmaşa oldu, arkadaşlardan biri silahın kemerine yapıştı, bizde silahı tuttuk çektik. O sırada şarjör düştü, yanındaki askerden yeni bir silah istedi ve silahı Ali İnci'nin alnına doğrulttu. Ben hiç ateş edebileceğini düşünmemiştim, o sırada kurma kolunu çekince ben de silahın altından yukarıya doğru kaldırdım. Mermi izleri hala valilik girişinde duruyor. O arada bir karmaşa oldu herkes valiliğe hareket edince askerler geri çekildi ve kendilerini bir odaya kilitlediler. Gece 03.00'den sonra 112'yi arayarak, 'vurulduk bizi gelin alın' diyorlar. Meğer kendilerini ellerinden vurmuşlar. Daha sonra emniyet geldi ve onları tutukladı"

Afacan’ın öldüğü kazada sürücü tutuklandı
Afacan’ın öldüğü kazada sürücü tutuklandı
İçeriği Görüntüle

“BU MİLLETTE BİR MAYA VAR”

Bakır milletin vatanını savunmak için olağan üstü mücadele ettiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz hemen vali beyin odasına gittik, çünkü vali beyin tutsak olduğunu düşünüyorduk. Vali beyin masasında bulunan dosyaları, bilgisayarları hemen bir odaya koyduk. Valiliğin camından bakınca çok duygulandım bir sahne ile karşılaştım. Binlerce kişi hep bir ağızdan İstiklal Marşı okuyordu. O gece 253 kişi şehit oldu, gazilerimiz var. Benim de arkadaşlarım var gazilerden, kolu olmayan gazimiz ilk uyandığında 'vatan savunması ne oldu' demiş. Küçük oğlum o zaman 10 yaşındaydı, o gece annesi ile birlikte Pamukova'daydı ertesi gün, 'Baba ben burada olsaydım beni de götürür müydün' dedi. 'Hayır götürmezdim' dedim. 'Benim şehit olmamamı istemiyor musun' dedi. Bu millette bir maya var, vatanını korumak, savunmak için kendini feda eder. Şuan tankın önüne yatabilir misiniz? Bu millet vatanını savunmak için olağan üstü mücadele etti. Biz de onun bir parçası olduysak ne mutlu bize.

"MERMİYİ HALA SAKLIYORUM"

Üzerine ateş edilecek silahtan düşen mermiyi hala sakladığını açıklayan Bakır, “O akşam, düşen şarjörden bir mermiyi aldım, evinde saklıyorum. Devlet bir gün derse ki, 'o mermiyi bize geri ver' devlete veririm ama onun dışında kimseye vermem" diye konuştu.

Muhabir: Nazile Akarsu