HABERLİSİN-
Sakarya Valisi Rahmi Doğan’ın Sapanca Gölü’nün korunmasına yönelik toplantıda yaptığı açıklamaların ardından Sakarya Villa ve Bungalov İşletmecileri Derneği (SAVİBU) Başkanı Volkan Yavaş konuyla ilgili açıklama yaptı.
"VALİYE SUNULAN VERİLER GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
SAVİBU Başkanı Volkan Yavaş açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Son günlerde, Sapanca Gölü’nün korunmasına yönelik yapılan toplantıda, Sakarya Valimiz Rahmi Doğan tarafından dile getirilen ‘Sapanca’da 6 bin adet bungalov bulunduğu ve tamamının yıkılacağı’ yönündeki açıklamalar kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Öncelikle şunu net bir şekilde ifade etmek isteriz: Sayın Valimize kendilerine sunulan bazı rapor ve saha verilerinin gerçeği tam olarak yansıtmadığı kanaatindeyiz. Yanlış veya eksik bilgiler üzerinden oluşturulan değerlendirmelerin hem Sayın Valimizi hem de Sapanca halkını kamuoyu önünde zor durumda bırakabileceğini düşünüyoruz."
"SAPANCA GENELİNDE 4 BİN BUNGALOV VAR"
"Sapanca genelinde toplam bungalov tesisi sayısı yaklaşık 4 bin civarındadır. Bu tesislerin yüzde 70’i Turizm Bakanlığı belgeli ve izinli işletmelerdir. Kalan kısmın önemli bölümü geçmiş dönemlerde yerel belediyelerden işyeri açma ve çalışma ruhsatı almış, elektrik, su, doğalgaz aboneliklerini gerçekleştirmiş, vergi ve SGK yükümlülüklerini yerine getirmiş işletmelerdir. Bahsi geçen işletmeler ‘gecekondu’ tarzı kaçak yapılar değildir. Ancak mevzuat değişiklikleri sonrası ruhsat iptalleri nedeniyle hukuki bir geçiş problemi yaşanmıştır. Ortada kasıtlı bir yasa dışılık değil; değişen mevzuata bağlı oluşmuş bir mağduriyet bulunmaktadır.”
SAPANCA GÖLÜ'NDEKİ ÇEKİLME
Yavaş, Sapanca Gölü’ndeki su kaybına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:
“Söz konusu açıklamanın, Sapanca Gölü’nün korunmasına ilişkin yapılan bir toplantı sırasında dile getirilmiş olması ayrıca önemlidir. Sapanca Gölü’ndeki çekilme; iklim değişikliği, kuraklık, sanayi ve tarımsal su kullanımı, havza yönetimi eksiklikleri gibi çok boyutlu nedenlere dayanmaktadır. Bu karmaşık çevresel sürecin sorumluluğunun, eksik ve hatalı verilerle doğrudan Sapanca turizm işletmelerine yüklenmesi; hem bilimsel gerçeklerle hem de saha verileriyle örtüşmemektedir. Sapanca halkına ve turizm emekçilerine, göldeki su kaybının ‘tek sorumlusu’ gibi bir algı oluşturulması doğru değildir.”
"YIKIM SÖYLEMLERİ YÜZLERCE AİLEYİ ETKİLEYECEK"
Açıklamasında ilçenin ekonomik yapısına da değinen Yavaş, yıkımın bir çok sektörü ve çalışanı etkileyeceğini vurgulayarak “Sapanca ilçesinin nüfusunun yaklaşık yüzde 70’i doğrudan veya dolaylı geçimini turizmden sağlamaktadır. Turizm yalnızca konaklama değil; restoran, kafe, ulaşım, rehberlik, temizlik, tedarik zinciri, alternatif doğa turizmi gibi birçok sektörü ayakta tutmaktadır. Bu sektörün bir anda ‘toplu yıkım’ söylemleri ile karşı karşıya kalması; yüzlerce aileyi, binlerce çalışanı ve bölge ekonomisini doğrudan etkileyecektir. Bugüne kadar ilgili kurumlarla yürüttüğümüz görüşmelerde; bu konunun masa başında, veri doğruluğu esas alınarak ve mağduriyet oluşturulmadan çözülebileceğini ifade ettik. Bizim talebimiz, Güncel ve doğrulanmış veriler üzerinden değerlendirme yapılması, mevcut işletmeler için geçiş süreci düzenlemesi oluşturulması, hukuki zeminin netleştirilmesi, Sapanca turizminin sürdürülebilir ve denetlenebilir bir modele oturtulmasıdır. Sorunun çözümü yıkım değil; düzenleme ve yapılandırmadır" ifadelerini kullandı.
"SAVİBU OLARAK ÇALIŞMAYA HAZIRIZ"
SAVİBU olarak güncel verileri resi makamlarla paylaşmaya açık olduklarını belirten Yavaş, "Sakarya Valimiz Sayın Rahmi Doğan’ın kamu düzenini ve Sapanca Gölü’nü koruma hassasiyetine saygı duyuyoruz. Ancak kendilerine sunulan raporların saha gerçekleriyle yeniden karşılaştırılması gerektiğine inanıyoruz. SAVİBU olarak güncel tesis sayıları, belgeli işletme oranları, hukuki süreç analizleri, ekonomik etki raporları ile resmi makamlarla şeffaf bir şekilde çalışmaya hazırız" diye konuştu.
"SUÇLAMA DEĞİL ÇÖZÜM İSTİYORUZ"
Yavaş, açıklamasının sonunda "Sapanca’yı korumak hepimizin ortak görevidir. Ancak bu koruma; ekonomik gerçekleri, sosyal dengeleri ve bilimsel verileri birlikte gözeterek yapılmalıdır. Biz yıkım değil düzenleme, suçlama değil çözüm, gerilim değil istişare istiyoruz." ifadelerini kullandı.





