İLK FİKİR KANUNİ’DEN
Kanal Sakarya projesini bugüne kadar tam 8 padişah ve 1 başbakan uygulamaya çalıştı. 1536 yılından günümüze kadar birçok kez girişimlerde bulunulan proje tam 11 kere yarıda kaldı. İzmit Körfezi, Sapanca Gölü ve Karadeniz’in birleştirilmesi fikri ilk olarak Kanuni Sultan Süleyman Döneminde ortaya atıldı. Kanuni proje için Mimar Sinan ve Mühendis Kerez Nikola’yı görevlendirdi. Karadeniz’den nehre kadar büyük bir kazı yapılsa da 1536 yılının sonlarına doğru Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi ile beraber projeye yeterli kaynak ayrılamadı ve yarıda kaldı.
SULTAN MURAT DA DENEDİ
1582 yılında Sultan 3. Murat Sadrazam Koca Sinan Paşa’yı görevlendirerek Kanuni döneminde yarıda bırakılmak zorunda kalınan projenin tamamlanması emrini verdi. Sinan Paşa da Sakarya Nehri'nin Sapanca Gölü’ne, gölün de İzmit Körfezi'ne akıtılması için incelemelerde bulunmak üzere Mimarbaşı Sinan ve Suyolcularbaşı Davud Ağa’yı görevlendirdi. Görevlendirilmenin ardından yapılan keşiflerin sonucunda somut bir faaliyette bulunulamadı.
1591 YILINDA YENİDEN DENENDİ
Sakarya nehri havzasındaki tarımsal ürünleri ve her çeşit tahılı kanal yoluyla İstanbul’a uygun fiyata naklederek halkın uygun fiyatla ürün almasını sağlamak amacıyla kanal projesi 1591 yılında yeniden gündeme geldi. Dönemin padişahı Sultan Murat, İzmit Sancakbeyi’ne 21 Ocak 1591 tarihli emrinde; Sakarya Nehri'nin Sapanca Gölü'ne ve gölün de izmit önünde deniz kavuşturulmasının elzem olduğunu belirten bir ferman yolladı. Devlet kademelerindeki iç çekişmelerden dolayı kanal projesi kısa süre sonra tekrar askıya alındı.
DİVAN KANALDAN VAZGEÇTİ
1654 yılı Sultan 4. Mehmet döneminde Köprülü Mehmet Paşa kanalı tekrar gündeme getirdi ve çalışmalar başladı. 1664'de Hindioğlu isimli bir mühendis kanal inşaatına keşif yapma amaçlı gönderildi. Mühendis kanal inşaatının bölgedeki köy ve çiftliklerle hayvanların otladığı meralara büyük zararlar verebileceğini söyleyerek Divan-I Hümayun'u bu işten vazgeçirdi.
MENFAATLERLE TERS DÜŞTÜ
Padişah 1. Mahmut döneminde proje tekrar gündeme geldi. İstanbul ile yakından ilgilenen dönemin padişahı, İstanbul’a dış göçü yasaklamış ve yiyecek, içecek, ısınma gibi temel ihtiyaçları ucuza sağlamayı hedeflemişti. Bu sebeple İzmit- Sapanca bölgesinden denizyolu ile gelecek yaşam malzemelerinin ucuz nakledilebilmesi için girişimlerde bulunmuş, kanal projesini tekrardan gündeme getirmek istemişti. Fakat proje bölgenin ileri gelenlerinin bazılarının ticari menfaatlerine ters düştüğü için rafa kaldırıldı.
İKİ AŞAMALI DÜŞÜNÜLDÜ
1759 yılı Sultan 3. Mustafa zamanında da proje iki kademeli olarak yapılmak istedi. İlk olarak Sapanca gölü ile İzmit Körfezinin bir kanal olması düşünüldü. Göl suyu İzmit Körfezi’ne aktarılamazsa Sakarya Nehri Sapanca Gölü ile birleştirilecekti. Projede Reisülküttab Abdullah Abdi Efendi, Cebecibaşı Mustafa Ağa, Mühendis ve Müderris Giritli Ahmet Efendi’ye görev verildi. Mevsim koşulları yüzünden ağır işleyen proje güzergahtaki toprak sahiplerinin sabote etme girişimleri ile rafa kaldırıldı.
RÜŞVET VE SABOTAJ GİRİŞİMLERİ
1813 yılı Sultan 2. Mahmut zamanında proje bir kez daha gündeme geldi. Projenin ekonomik olarak Osmanlı’ya büyük katkı sağlayacağının düşünen 2. Mahmut, Kocaeli ve Bursa sancakları mutasarrıfı olan Hacı Aziz Ahmet Paşa’nın da büyük desteği ile projenin yapılması emrini verdi. Bu sırada proje sorumlusu Aziz Paşa padişaha bir rapor sunarak bundan önceki girişimlerin başarısız olmasının sebebinin bölge halkının görevlilere verdiği rüşvet ve sabotaj girişimlerinin olduğunu belirtti. Aziz paşa ölüm tarihine kadar projeyi ciddiyetle yönetti. 1814 yılında Aziz Paşa’nın vefatı ile birlikte proje rafa kaldırıldı.
MAALİYET YÜZÜNDEN OLMADI
1845 yılında Sultan Abdülmecid kanal projesi ile ilgili keşifte bulunması ve uygulanması için Mirliva Abdi Paşa, Kolağası Faik Efendi ve Ramiz Efendi’ye talimat verdi. Abdülmecit’in bu girişimi kanalın maliyeti nedeniyle bir türlü somut fiile dökülemedi.
BİR KEZ DAHA ABDÜLMECİD
Sultan Abdülmecid bu sefer de 1857 yılında projenin üstüne bir daha gitti. Kaptan-ı Derya Damad Mehmet Ali Paşa ve Serasker Hasan Rıza Paşa’nın da ısrarları ile projenin yapılması emrini verdi. Kanalın hayata geçmesi ile birlikte ziraat ve ticaretin önemli ivme kazanacağına dair bir rapor hazırlanıp padişaha sunuldu. Ne kadar ciddi girişimler olsa da kanal projesine bir türlü başlanılamadı.
YİNE YARIDA KALDI
1863’te Sultan Abdülaziz öneminde vizyoner bir bürokrat olan Ahmet Vefik Paşa, padişahın huzuruna sunulmak üzere bir rapor yazdı. Padişah da daha önce 9 kez yarıda kalan proje için tekrar keşif çalışması yapılmasının emrini verdi. Ahmet Vefik Paşa’nın yanına saray tarafından Mühendis Riter görevlendirildi. Riter yaptığı keşif çalışmalarının ardından bölge halkının nüfuslu kimseler olduğu ve menfaatlerine zarar geleceğini bildirdi ama projenin yapılması gerektiğini vurguladı. Daha sonrasında bölge halkının şikâyetleri üzerine Riter görevden alındı ve proje yarıda kaldı.
SON GİRİŞİM ECEVİT’TEN
1999 yılında dönemin başbakanı Bülent Ecevit proje ile ilgili Sakarya Valiliği ile ortak bir çalışma yürüttü. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi Hidrolik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necati Ağıralioğlu ve beraberindeki akademisyenler konu ile alakalı bir fizibilite raporu hazırladı. Bu projenin önceki girişimlerden farkı kanalın Sapanca Gölü’nden geçmeyecek oluşuydu. Ecevit’in büyük önem verdiği proje 17 Ağustos 1999 depreminden sonra rafa kaldırıldı.





